Akran, “yaşıt” anlamına gelmektedir. Akran ilişkilerinin çocuk üzerinde hem olumlu hem olumsuz etkileri vardır. Çocuğun ait olma, güven gibi duyguları olumlu etkilerinden bazılarıdır. Bunun yanı sıra zorbalık, çocuğun psikolojisi üzerinde yıkıcı etkilere yol açar.

Akran Zorbalığı Nedir?

Çocuğun/ergenin sosyal hayatında ve ilişkilerinde okul önemli bir rol oynar. Okul öncesi eğitimle birlikte başlayan akran ilişkileri, çocuğun hem sosyal gelişimini hem de ileriki yaşamındaki sosyo-duygusal bağlarını şekillendirir. Ancak, çocukların okul ortamına uyumunu zorlaştıran faktörlerden biri de akranları tarafından mağdur edilme durumudur.

Türk Dil Kurumu’na göre zorba, “gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış üstünlüğü tanımayan kimse, despot, diktatör” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde akran zorbalığı, eğitim kurumlarında en yaygın şiddet türlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Akran zorbalığı, birbirini tanıyan iki kişi arasında sürekli olarak meydana gelen, kasıtlı ve tekrarlayan olumsuz davranışları içerir. Din, ırk, cinsiyet gibi gerekçelerle, daha güçlü olan çocuğun daha güçsüz olana fiziksel, sözel, cinsel ya da duygusal açıdan zarar vermesiyle ortaya çıkar. Bir davranışın zorbalık olarak değerlendirilmesi için şu üç özelliğe sahip olması gerekir:

  • Kasıtlı olarak zarar verme amacı taşıması,
  • Süreklilik göstermesi,
  • Zorba ve mağdur arasında güç dengesizliği bulunması.

Tanımlardaki “süreklilik” ifadesine göre, baskın olan birey, zayıf olan üzerinde sürekli bir stres kaynağı oluşturur. Tek seferlik olaylar bu kapsamda değerlendirilmez. “Güç dengesizliği” ifadesi ise, eğer iki çocuk eşit güçteyse, bu durumun zorbalık olarak nitelendirilemeyeceğini belirtir. Bu tür olumsuz davranışlar genellikle aynı yaş grupları arasında görülür.

Akran Zorbalığının Türleri Nelerdir?

Zorbalık beş farklı türde görülebilir:

  • Fiziksel zorbalık: Kulak çekme, ısırma, kafa atma, mağdurun başını bir yere vurma, tekme-tokat atma, kesici veya patlayıcı bir aletle saldırma ya da korkutma gibi fiziksel şiddet içeren davranışlar.
  • Sözel zorbalık: Fiziksel bir özellik, aksan, isim veya soyadıyla alay etme, lakap takma, küfür etme, tehdit etme gibi sözlü saldırılar.
  • Dışlama ve yalnızlaştırma: Mağduru oyuna almama, gruptan soyutlama, yok sayma, başkalarının onunla arkadaşlık kurmasını engelleme gibi sosyal dışlanma davranışları.
  • Söylenti çıkarma ve yayma: Dedikodu yapma, iftira atma, haksız yere şikâyette bulunma gibi mağdurun itibarına zarar verme amaçlı eylemler.
  • Maddi zarar verme: Mağdurun eşyalarını zorla alma veya zarar verme, zorla bir şeyler ısmarlatma, parasını çalma gibi maddi kayıplara yol açan zorbalık türleri.

Zorbalık, içeriğine göre üç gruba ayrılır:

  • Etnik zorbalık: Mağdurun ait olduğu etnik kökenle ilgili yapılan saldırgan davranışlardır.
  • Cinsel zorbalık: Cinsellikle ilgili içerikler barındıran saldırgan tutumlardır.
  • Eğlence amaçlı zorbalık: Şaka gibi görünen ancak mağdura zarar veren saldırgan davranışlardır.

Zorbalığın yeni biçimi siber veya sanal zorbalıktır. Yazının devamında siber zorbalıkla ilgili detaylı bilgileri okuyabilirsiniz.

Akran Zorbalığı Hangi Yaş Gruplarında Daha Yaygındır?

Araştırmalara göre, yaş ilerledikçe mağdur olma oranı azalırken, zorba olma oranı artmaktadır. Okullarda, önceki yıllara kıyasla son yıllarda akran zorbalığında bir artış gözlemlenmektedir. Ayrıca, büyük yaştaki çocukların daha küçük yaştaki çocuklara zorbalık yapma eğiliminde olduğu görülmektedir.

Zorbalık, dünyanın her yerinde yaygın olarak görülmektedir. Araştırmalara göre, öğrencilerin %50’si okulda en az bir veya iki kez zorbalığa maruz kalmaktadır. 4-8. sınıf öğrencilerinin %90’ının zorbalığa uğradığı belirlenmiş olup, okullarda zorbalığın yaygınlığı %11 ile %50 arasında değişkenlik göstermektedir. Lise öğrencileriyle yapılan araştırmalarda ise öğrencilerin %20’sinin mağdur, %9.2’sinin zorba ve %9.4’ünün hem zorba hem mağdur olduğu tespit edilmiştir.

Bir Çocuğun Akran Zorbalığına Maruz Kaldığını Nasıl Anlayabiliriz?

Zorbalığa maruz kalan çocuklar okulda bazı belirtiler gösterebilirler:

  • Genellikle yalnızdırlar ve çok fazla arkadaşları yoktur.
  • Takım oyunlarında tercih edilmezler.
  • Teneffüslerde öğretmenlere veya diğer yetişkinlere yakın durmayı tercih ederler.
  • Endişeli bir yüz ifadesine sahiptirler ve sınıfta konuşmaktan çekinirler.
  • Akademik başarılarında ani veya kademeli bir düşüş yaşanabilir.
  • Kendi can güvenlikleriyle ilgili kaygılar taşıyabilirler.
  • Yaşıtları arasında dikkat çekmekten kaçınırlar.

Akran Zorbalığı Yaşayan Çocuklarda Hangi Psikolojik Belirtiler Görülür?

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar, lakap takılma, akranları önünde aşağılanma veya eşyalarına zarar verilme gibi durumlarla karşılaşabilir. Genellikle dışlanır, yalnız bırakılır ve kaygılı ya da depresif bir ruh hali sergileyebilirler. Okula gitmek istemedikleri için baş ve mide ağrılarından şikâyet edebilir, sık kâbuslar görebilirler. Kendilik saygıları düşebilir ve yaşadıkları zorbalık akademik başarılarını olumsuz etkileyebilir. Sosyal uyumda güçlük çekerek yeni arkadaşlıklar kurmakta zorlanabilirler.

Psikolojik açıdan yalnızlık, düşük benlik saygısı, mutsuzluk, kaygı, korku, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ve hatta intihar düşüncelerine yol açabilir.

Zorbalık Mağduru Çocuklarda Uzun Vadeli Etkiler Nelerdir?

Zorbalığın uzun vadeli etkileri de vardır. Zorbalık yapan çocuklar, ilerleyen yıllarda zorba yetişkinlere dönüşebilir ve kendi çocukları da benzer davranışlar sergileyebilir. Aynı şekilde, mağdur çocuklar ileriki yaşamlarında daha pasif bireyler haline gelebilir ve mağduriyet döngüsünü kendi çocuklarında da görebilirler. Bu nedenle, erken müdahale ve bilinçlendirme büyük önem taşır.

Akran Zorbalığı Akademik Başarıyı Nasıl Etkiler?

Zorbalık, çocukların eğitim, fiziksel sağlık, sosyal ilişkiler ve psikolojik iyi oluşları üzerinde ciddi olumsuz etkiler bırakabilir. Eğitimsel açıdan bakıldığında, okulu sevmeme, devamsızlık, akademik başarının düşmesi ve derslere odaklanma güçlüğü gibi sonuçlar doğurabilir.

Zorbalığa Maruz Kalan Çocuklar İlerleyen Yaşlarda Hangi Sorunları Yaşayabilir?

Zorbalığa maruz kalan çocuklar, ilerleyen yaşlarda depresyon, kaygı bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi ruhsal rahatsızlıklar geliştirme riski taşıyabilirler. Düşük özgüven, sosyal ilişkilerinde zorluk yaşamalarına neden olabilir ve zamanla yalnızlaşmalarına yol açabilir.

İlişkilerinde güven problemleri yaşayabilir, insanlara karşı temkinli ve mesafeli olabilirler. Zorbalık deneyimi, akademik başarılarında düşüşe neden olarak kariyer hayatlarını da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, içe kapanıklık ve sosyal ortamlardan kaçınma gibi davranışlar geliştirebilirler.

Akran Zorbalığına Uğrayan Çocukların Özgüvenleri Nasıl Etkilenir?

Akran zorbalığına uğrayan çocuklarda özgüven problemleri yaygın olarak görülmektedir. Sürekli maruz kaldıkları olumsuz davranışlar, kendilerini yetersiz ve değersiz hissetmelerine neden olabilir. Bu durum, içe kapanma, sosyal ortamlardan kaçınma ve kendini ifade etmekte zorlanma gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Akran Zorbalığına Uğrayan Bir Çocuk İçin Terapi Süreci Nasıl İşler?

Psikoterapi sürecinde öncelikle çocuğun veya ergenin yaşadığı zorbalık durumu detaylı bir şekilde değerlendirilir. Zorbalığın türü, sıklığı ve çocuğun üzerindeki etkileri belirlenir. Bu süreçte ailenin katılımı büyük önem taşır. Aileye, çocuğa nasıl destek olabilecekleri konusunda rehberlik edilir ve bilinçlendirme çalışmaları yapılır.

Terapi sürecinde çocuğun zorbalık karşısında etkin baş etme becerileri geliştirmesi hedeflenir. Çocuğun özgüvenini artırmak, kendini nasıl koruyabileceğini öğretmek ve yaşadığı durumla ilgili duygularını sağlıklı bir şekilde ifade etmesini sağlamak amaçlanır. Zorbalık nedeniyle ortaya çıkabilecek kaygı, korku, öfke veya üzüntü gibi duygularla çalışılır.

Gerekli durumlarda, çocuğun sosyalleşme becerilerini güçlendirmek için çeşitli egzersizler uygulanır. Sosyal ilişkilerini geliştirmesi için destek sağlanır ve zorbalığın yol açtığı yalnızlık hissiyle baş etmesine yardımcı olunur. Terapi süreci, çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendirilir ve ilerlemesi düzenli olarak takip edilir.

Psikolojik Destek Almak Zorbalığa Uğrayan Çocuklar İçin Neden Önemlidir?

Zorbalığın hem kısa hem de uzun vadeleri etkileri vardır. Bu etkilerin önüne geçebilmek için psikolojik destek almak çok önemli olacaktır.

Zorbalığa Uğrayan Çocuğa Nasıl Yardımcı Olunabilir?

Zorbalığa uğrayan çocuğa destek sağlamak için farklı alanlarda iş birliği yapılmalıdır. Okul ve öğretmenler, aile ve psikoterapi desteğiyle çocuğun/ergenin iyilik hali için birlikte çalışmalıdır.

Zorbalık Gören Çocuklarda/Ergenlerde Hangi Terapi Yöntemleri Uygulanır?

Zorbalığa uğrayan çocuklar için psikodinamik psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve destekleyici terapi gibi çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Çocukların Psikolojik Dayanıklılığı Nasıl Artırılabilir?

Çocukların psikolojik dayanıklılığını artırmak için atılacak ilk adımlardan biri, güvenli bir aile ortamı sağlamaktır. Aile içinde duyguların açıkça ifade edildiği, güven ilişkilerinin güçlü olduğu bir ortamda büyüyen çocuklar, problemlerle baş etme becerilerini ailelerinden öğrenebilirler.

Bunun yanı sıra, öğretmenler ve arkadaşlarla kurulan güvenli ilişkiler de çocuğun kendini güvende hissetmesine katkı sağlar. Destekleyici bir sosyal çevre, çocukların zor zamanlarda duygusal destek almasını ve sorunlarla daha sağlıklı başa çıkmasını kolaylaştırır.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Akran Zorbalığına Karşı Nasıl Yardımcı Olur?

Çocuk veya ergen, yaşadığı zorbalık karşısında kalıplaşmış bazı otomatik inançlara sahip olabilir. Bu inançlar üzerine çalışılır ve gerçekçi, alternatif düşünceler geliştirilir. Depresyon, TSSB gibi ek tanılar varsa, bu rahatsızlıklara yönelik bir tedavi planı oluşturulur. İşlevselliğin bozulduğu alanlarla ilgili egzersizler planlanır.

Aileler Çocuklarının Zorbalığa Uğradığını Nasıl Anlayabilir?

Zorbalığa maruz kalan çocuklarda yalnızlık, depresyon ve kaygı gibi duygusal belirtiler görülebilir. Okul başarısında düşüş, kabus görme, gece alt ıslatma, içe kapanma, fiziksel ağrılar ve özgüven kaybı da zorbalığa uğradıklarını gösteren işaretler arasında yer alır. Bu belirtilerin gözlemlenmesi, çocuğun zorbalık mağduru olup olmadığını anlamada önemli bir yol gösterici olabilir.

Bunların yanı sıra, çocukların zorbalığa uğradığını anlamanın en etkili yolu, onlarla sürekli iletişim halinde olmak ve doğrudan konuşmaktır. Açık ve güvenli bir ortam sağlamak, çocukların yaşadıkları sorunları paylaşmalarını kolaylaştırır.

Ebeveynler Zorbalığa Uğrayan Çocuklarına Nasıl Destek Olabilir?

Mağdur Çocukların Ailelerine Öneriler:

  • Çocuklarını Gözlemlemeliler: Davranışlarındaki değişiklikleri fark ederek, zorbalığın etkilerini anlamaya çalışmalıdırlar.
  • Suçlamadan Anlamaya Çalışmalılar: Çocuklarıyla açık iletişim kurarak, yaşadıkları durumu paylaşmaları için güvenli bir ortam oluşturmalıdırlar.
  • Olumlu Konuşmalar Yapmalılar: Çocuklarına destekleyici ifadeler kullanarak kendilerini değerli hissetmelerini sağlamalıdırlar.
  • Grup Etkinliklerine Teşvik Etmeliler: Çocuklarının sosyal becerilerini geliştirmesi için grup aktivitelerine katılmasını desteklemelidirler.
  • Öğretmen ve Psikolojik Danışmanlarla İş Birliği Yapmalılar: Çocuklarının eğitim ortamında korunmasını sağlamak için okul personeliyle iletişim halinde olmalıdırlar.
  • Kendi Duygularını Yönetmeye Dikkat Etmeliler: Çocuklarıyla ilgilenirken kendi duygusal yükleriyle baş etmekte zorlanabileceklerini bilmeli ve gerektiğinde profesyonel destek almalıdırlar.

Ebeveynler Zorbalık Yapan Çocuklarına Nasıl Destek Olabilir?

Zorbaca Davranış Sergileyen Çocukların Ailelerine Öneriler:

  • Çocuklarıyla İletişim Kurmalılar: Zorbalık davranışlarını anlamak için çocuklarını dikkatle dinlemeli ve açık bir diyalog kurmalıdırlar.
  • Sakin Kalmalılar: Çocuklarını suçlayıcı veya etiketleyici ifadelerden kaçınarak, davranışlarının nedenlerini anlamaya çalışmalıdırlar.
  • Kurallar Belirlemeliler: Çocuklarına sınırlar koyarak, kabul edilebilir ve edilemez davranışlar hakkında net bilgiler vermelidirler.
  • Empati Kazandırmalılar: Mağdur çocukların hissettiklerini anlamaları için çocuklarıyla bu konuları konuşmalıdırlar.
  • Diğer Ailelerle Görüşmeye Açık Olmalılar: Olaya karışan diğer çocukların aileleriyle iş birliği yapmaya teşvik edilmelidirler.
  • Medya İçeriğini Takip Etmeliler: Çocuklarının izlediği programları, oynadığı oyunları ve dijital ortamdaki etkileşimlerini gözden geçirmelidirler.

Okul Yönetimi ve Öğretmenler Akran Zorbalığını Nasıl Önleyebilir?

Akran zorbalığını önleyebilmek için okuldaki tüm personelin iş birliği içinde çalışması gerekmektedir. Bu süreçte, okul rehberlik servisinin yönlendirmeleri büyük önem taşır. Okul personelinin yanı sıra, veliler ve öğrencilerin de dahil olduğu bir ekip çalışması yürütülmelidir. Akran zorbalığıyla ilgili eğitimler düzenlenmeli ve ekip bilgilendirilmelidir. Bu doğrultuda, kapsamlı bir önleme çalışması hazırlanmalıdır. Süreçte yalnızca zorba ve mağdur değil, tüm bireylerin bilinçlendirilmesi önem taşır.

Önleme programı üç aşamadan oluşmalıdır:

  • Değerlendirme: Zorbalık düzeyini belirlemek için gözlem, görüşme ve anket gibi yöntemler kullanılır. Değerlendirme, psikologlar, öğretmenler, psikolojik danışmanlar ve yöneticilerden oluşan bir ekip tarafından yapılmalıdır.
  • Önleme: Akran zorbalığını engellemek amacıyla öğretmenler ve yöneticiler tarafından yürütülen eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılır. “Olweus Zorbalığı Önleme Programı”, Olweus ve Limber tarafından geliştirilmiş ve en bilinen önleme programlarından biri olarak kabul edilmiştir.
  • Müdahale: Zorbalık tespit edildiğinde, mağdur ve zorba için gerekli psikolojik ve eğitimsel destek sağlanarak sorunun çözümüne yönelik adımlar atılır. Bu süreçte, yetişkinlerin hem otorite figürü hem de rol model olması amaçlanır.

Siber Zorbalık Nedir?

Siber zorbalık (sanal zorbalık), teknoloji aracılığıyla çocuklara veya ergenlere yönelik sürekli ve sistematik olarak düşmanca, korkutucu veya rahatsız edici mesajlar ve/veya fotoğraflar göndermeyi içerir. Genellikle bilgisayar, telefon veya tablet gibi dijital cihazlar üzerinden gerçekleşir.

Zorbalık yapan kişi, mağdurun kişisel hesaplarına onur kırıcı, müstehcen, aşağılayıcı veya iftira içeren mesajlar ve görseller yollayarak psikolojik baskı oluşturabilir.

Siber Zorbalık ile Geleneksel Zorbalık Arasındaki Farklar Nelerdir?

Siber zorbalık, okulda gerçekleşen geleneksel zorbalığın aksine, günün her saatinde ve haftanın her günü devam edebilir. Geleneksel zorbalıkta genellikle güçlü olan zorba, daha zayıf bir mağdura yönelirken, siber zorbalıkta bu dinamik değişebilir; bazen güçlü bireyler de siber zorbalığa maruz kalabilir.

Geleneksel zorbalık, fiziksel bir ortam gerektirirken, siber zorbalık dijital platformlar üzerinden gerçekleşir. Fiziksel zorbalıkta zorbanın ve mağdurun kimlikleri genellikle bilinir. Ancak siber zorbalıkta, zorbanın kimliği çoğu zaman gizli kaldığı için mağdur üzerinde daha büyük bir psikolojik etki yaratabilir. Anonimlik, zorbalık yapan kişiye daha rahat hareket etme imkânı sunarak bu tür zorbalığın yaygınlaşmasına neden olabilir.

Çocukları Siber Zorbalıktan Korumak İçin Hangi Önlemler Alınabilir?

Aileler, çocuklarının internet kullanımını yakından takip etmeli ve onların çevrimiçi ortamda karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçli olmalarını sağlamalıdır. Çocuğun ziyaret ettiği siteleri denetlemek, ekran süresine sınır koymak ve zararlı içerikleri filtrelemek gibi önlemler alınabilir. Ancak, teknik önlemler kadar önemli olan bir diğer konu da çocuklarla güvenli ve açık bir iletişim kurmaktır.

Çocuklar, maruz kaldıkları siber zorbalığı her zaman aileleriyle paylaşmayabilir. Bu nedenle ebeveynlerin konuyu doğrudan ele alarak çocuklarını dinlemesi ve nasıl korunabilecekleri konusunda bilgilendirmesi önemlidir.

Siber zorbalık okul dışında gerçekleşse bile, öğretmenler ve rehberlik servisiyle paylaşılabileceği konusunda çocuklara bilgi verilmelidir. Aileler, çocuklarının bu tür bir deneyim yaşamasını beklemeden siber zorbalık konusunda bilinçlendirme yapmalıdır. Çocuklara, böyle bir durumla karşılaştıklarında neler yapabilecekleri anlatılmalı; engelleme, kullanıcı adı ve şifre değiştirme, şikayette bulunma ve yasal haklarını kullanma gibi konularda bilgilendirme yapılmalıdır.

Okullar ve rehberlik servisleri de siber zorbalık konusunda farkındalık oluşturacak eğitimler düzenleyerek çocukların korunmasına katkı sağlayabilir.

Siber Zorbalığa Uğrayan Çocuklar İçin Hangi Destek Mekanizmaları Vardır?

Siber zorbalığa uğrayan çocuklara ailesi, öğretmenleri ve bütün okul personeli, okulun rehberlik hizmeti, klinik psikologlar gibi destek mekanizmaları yardımcı olabilir. Bu destek mekanizmalarının iş birliği içinde olmaları önemlidir.

Akran Zorbalığını Önlemek İçin Hangi Yöntemler Kullanılabilir?

Okulda görülen zorbaca davranışlara müdahale etmek için şu uygulamalar yapılabilir:

  • Öğrencilere bilgilendirme yapılmalıdır: Okulda zorbaca davranışların ciddi sonuçlar doğurabileceği ve uzaklaştırma kararı alınabileceği öğrencilere anlatılmalıdır.
  • Sınıflarda tartışmalar düzenlenmelidir: Zorbalık hakkında konuşulmalı ve öğrencilerin farkındalık kazanması sağlanmalıdır.
  • Kabadayı kutusu konulabilir: Öğrenciler, uğradıkları zorbalığı veya zorba olarak hissettiklerini bir kutuya yazarak paylaşabilirler.
  • Gruplar halinde eğitimler verilmelidir: Zorbalığın ne olduğu ve bu durumla nasıl başa çıkılması gerektiği öğrencilere anlatılmalıdır.
  • Okuldaki güvenli olmayan bölgeler tespit edilmelidir: Öğrenciler için tehlikeli olabilecek alanlar belirlenmeli ve güvenli hale getirilmelidir.
  • Öğrencilere kendilerini nasıl koruyacakları öğretilmelidir: Kendi haklarını savunma ve güvenli bir şekilde tepki verme konusunda eğitim verilmelidir.
  • Zorbalık karşıtı politikalar benimsenmelidir: Okul kurallarında zorbalığa sıfır tolerans gösterilmeli ve bu politikalar öğrencilere duyurulmalıdır.
  • Öğretmenler eğitilmelidir: Zorbalık karşısında nasıl tepki verecekleri konusunda öğretmenlere eğitim verilmelidir.
  • Okul dışı alanlar kontrol edilmelidir: Park gibi okul dışındaki alanlar belli aralıklarla denetlenmelidir.
  • Aileler bilgilendirilmelidir: Velilerin okul etkinliklerine katılımı teşvik edilmeli ve zorbalık konusunda bilinçlendirilmeleri sağlanmalıdır.

Empati Geliştirmek Zorbalığı Azaltabilir mi?

Evet, empati geliştirmek zorbalık riskini azaltmaktadır. Bu nedenle, önleme çalışmalarında empati becerisini geliştirecek egzersizler yapılmaktadır.

Zorbalık Konusunda Çocukları Bilinçlendirmek Neden Önemlidir?

Okulda, zorba davranışlara tolerans gösterilmeyeceğinin çocuklara aktarılması, zorbalık riskini azaltır. Zorbalık konusunda bilinçlenen çocuklar, empati yapma becerisi kazanarak daha duyarlı hale gelir. Zorbalıkla karşılaştığında nasıl hareket edeceğini bilmek, çocuğun baş etme mekanizmalarını güçlendirir ve kendini koruma yollarını öğrenmesine yardımcı olur. Ayrıca, zorbalık hakkında bilgi sahibi olmak, zorbalığa maruz kalan bir çocuğa sosyal destek sağlamayı kolaylaştırır.

Zorbalık Mağdurları Kendilerini Nasıl Savunabilir?

Zorbaca davranışa uğrayan çocukların kendilerine olan güvenlerini artırmaları önemlidir. Maruz kaldıklarında karşı koymaları ve durumu arkadaşlarıyla paylaşmaları teşvik edilmelidir. Yaşadıkları zorbalığı öğretmenleri ve aileleriyle paylaşmaları, ayrıca diğer öğrencilerden destek almaları konusunda cesaretlendirilmelidir. Bu sayede çocuklar, zorbalık karşısında yalnız olmadıklarını hissedebilirler.

Zorbalık Yapan Çocuklara Karşı Nasıl Bir Tutum Sergilenmelidir?

Zorbalıkla ilgili bazı yanlış inançlar yaygındır. Örneğin:

  • “Kavga etmek gelişimin bir parçasıdır.”
  • “Diğerlerini kızdırmak bazen eğlencelidir.”
  • “Bazı öğrenciler zorbalığı hak eder.”
  • “Zorbalık yapanları görmezden gelmek onlardan kurtulmanızı sağlar.”
  • “Uğranan zorbalığı bir yetişkine anlatmak ispiyonculuktur.”
  • “Zorbayla baş etmenin en iyi yolu kavga etmektir.”

Bu gibi yanlış inançların doğru olmadığı, tüm okul personeline ve öğrencilere anlatılmalıdır.

Zorbaca davranışlarda bulunan çocuklar dinlenmeli ve onlarla konuşulmalıdır. Mağdur çocuğun nasıl hissedebileceği hakkında konuşulmalı ve empati yapmaları sağlanmalıdır. Gerekli kurallar belirlenmelidir. Aileler, zorbaca davranışta bulunan çocuklarının izlediği programları, girdiği siteleri ve oynadığı oyunları takip etmelidir.

Akran Zorbalığı Nedeniyle Psikoloğa Gitmek Gerekir mi?

Evet, zorbalık yapan ya da zorbalığa uğrayan çocukların psikolojik destek alması tavsiye edilir.

Psikolojik Destek Almak Çocuklar İçin Ne Gibi Avantajlar Sağlar?

Akran zorbalığına uğrayan çocuklar ve ergenler, zamanla yalnızlaşabilir. Psikoterapi desteğiyle sosyal becerilerini geliştirmeleri, arkadaş edinmeleri ve sosyal etkinliklere katılmaları teşvik edilir. Endişe, korku gibi duygularla başa çıkmaları sağlanarak duygusal dayanıklılık kazanmalarına yardımcı olunur. Akademik başarılarında düşüş yaşandıysa, bu durumu iyileştirmek için yeni planlamalar yapılır.

Özgüven eksikliği, çaresizlik hissi gibi sorunlar üzerinde çalışılarak çocuğun kendine olan güveni artırılır. Ayrıca, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar varsa uygun tedavi yöntemleri uygulanarak çocuğun iyilik hali desteklenir.

Akran Zorbalığı Terapisi Ne Kadar Sürer?

Akran terapisi süresi bireysel farklılıklara göre değişiklik gösterebilir. Eşlik eden tanıların varlığı, bireyin işlevselliğinin ne ölçüde etkilendiği, sosyal destek sistemlerinin gücü ve kişilik özellikleri gibi birçok faktör terapi sürecini belirleyen unsurlar arasındadır.

Zorbalık Travması Nasıl İyileştirilir?

Zorbalık travmaları, psikoterapi ile iyileştirilebilir. Detaylı bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizi arayabilir ya da Ankara Çankaya’daki ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

Kaynakça

  • Atış Akyol, Nevra., Yıldız, Cansu., & Akman, Berrin. (2018). Öğretmenlerin akran zorbalığına ilişkin görüşleri ve zorbalıkla baş etme stratejileri. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 33(2), 439-459.
  • ULUDAĞLI PEKEL, N., & Uçanok, Z. (2005). Akran zorbalığı gruplarında yalnızlık ve akademik başarı ile sosyometrik statüye göre zorba/kurban davranış türleri. Türk psikoloji dergisi, 20(56), 77-95.
  • Aksaray, D. P. D. S. (2011). Siber zorbalık. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 20(2), 405-432.
  • Kepenekçi, Y. K., & ÇINKIR, Ş. (2003). Öğrenciler arası zorbalık. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, 34(34), 236-253.
  • Pişkin, M. (2002) Okul Zorbalığı, Tanımı, Türleri, İlişkili Olduğu Faktörler Ve Alınabilecek Önlemler. Kuram Ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 2: 531-562
  • Yıldırım, Ö. G. R. (2012). AKRAN ZORBALIĞI. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10(2), 39-51.
  • Alikasifoglu, M., Erginöz, E., Ercan, O., Uysal, Ö. ve Kaymak- Albayrak, D. (2007). Bullying behaviours and psychosocial health: results from a cross-sectional survey among high school students in Istanbul, Turkey. European Journal of Pediatrics, 166, 1253- 1260.
  • Ögel, K., Tarı, I., & Eke, C. Y. (2006). Okullarda suç ve şiddeti önleme. İstanbul: Yeniden Yayınları, 17, 9-23.

Kişisel danışmanlık alın.

Son Yazılar.

  • ankara psikolog
    1 Şubat 2025Blog11 min

    Ankara’da klinik psikolog ile yapılan görüşmeler genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanır. Tedavi süreci, danışanın ihtiyaçlarına ve belirlenen terapi planına göre şekillenir. Görüşmeler devam ettikçe, danışanın belirtilerinde iyileşme sağlanması hedeflenir.