Kişilik Bozukluğu Nedir?
Kişilik işlevselliğinde önemli bozulmaların olduğu, bir ya da birden fazla kişilik özelliğinin bulunduğu, bu özelliklerin kişisel ve/veya sosyal birçok alana yayıldığı örüntülere kişilik bozukluğu denir. Başlangıcı ergenlik dönemine dayanır.
Kişilik işlevlerindeki bu bozukluklar, kişinin sosyal çevresi tarafından olağan karşılanmaz ve kabul edilmez. Davranış örüntüleri genellikle benimsenmiştir ve değiştirilmek istenmez. Bazen ise benimsenmemiş olsa bile değiştirilemez. Genellikle kişiler, kendilerini değiştirmeye değil, çevreyi kendilerine uydurmaya çalışır.
Kişilik 3 temel düzeyde örgütlenir. Bunlar aşağıda sıralanmıştır:
- Psikotik Kişilik Örgütlenmesi: Çok yoğun bir kimlik patolojisinin bulunduğu örgütlenme düzeyidir. Kişi, gerçeklik algısını kaybetmiş olup halüsinasyonlar ve sanrılar yaşayabilir. Genellikle, splitting (bölme) temelli ilkel savunma mekanizmaları kullanılır.
- Borderline (Sınırda) Kişilik Örgütlenmesi: Kimlik patolojisi vardır. Kişinin gerçeklik sınaması yerindedir. Halüsinasyon ve sanrılar görülmez (kişi psikotik atak geçiriyorsa bu durum değişebilir). Çatışmayla bağlantılı yerlerde, gerçeklik bulanıklaşabilir. Splitting (bölme) temelli savunma mekanizmaları kullanılır.
- Nevrotik Kişilik Örgütlenmesi: Kimlik patolojisi yoktur. Kişiliğin ulaştığı sağlıklı düzeydir. Kişi, bastırma temelli olgun savunmalar kullanır. Nevrotik kişilik örgütlenmesi; sağlıklı nevrotikler, kişilik bozukluğu düzeyinde olmasa da bir takım patolojik kişilik özelliği gösteren nevrotikler ve kişilik bozukluğu gösteren nevrotikler olarak kendi içinde ayrılır.
Kişinin, ruhsal olarak sağlıklı olabilmesi için, nevrotik örgütlenme düzeyine ulaşması gerekir. Kişilik bozuklukları, Borderline ve Nevrotik kişilik örgütlenmelerinin içinde bulunur.
Kişilik bozukluğu bulunan kişi, istikrarlı şekilde bu kişilik özelliklerini gösterir. Her kişilik bozukluğuna, belli kişilik özellikleri damgasını vurur.
Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?
Kişilik bozukları, klinik psikologlar ve/veya psikiyatristler tarafından, kapsamlı bir değerlendirme sonrasında teşhis edilir. Hastanın öyküsü alınırken, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemleri, yaşam tarzı, yaşam olaylarına verdiği tepkiler ve değer yargıları gibi birçok konu detaylı olarak incelenir.
Kişilik bozukluklarının nesnel olarak değerlendirilmesini sağlayan ölçüm araçları vardır. Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) bunlardan bir tanesidir.
Kişilik Bozukluklarının Türleri Nelerdir?
DSM-5 Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’na göre kişilik bozuklukları aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır:
- A Kümesi Kişilik Bozuklukları: Paranoid Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu, Şizotipal Kişilik Bozukluğu
- B Kümesi Kişilik Bozuklukları: Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu, Histrionik Kişilik Bozukluğu, Narsistik Kişilik Bozukluğu
- C Kümesi Kişilik Bozuklukları: Çekingen Kişilik Bozukluğu, Bağımlı Kişilik Bozukluğu, Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu
A kümesi kişilik bozuklukları garip, sıra dışı özellikler içerir. B kümesi kişilik bozuklukları dramatik, coşkusal özelliklidir. C kümesi kişilik bozuklukları ise kaygı ve korku gibi özellikler içerir.
Kişilik Bozuklukları Kimlerde Görülür?
Kişilik bozuklukları, erkeklerde kadınlara oranla 4-5 kat daha fazla görülmektedir.
Kalıtım ve nörobiyoloji araştırmalarına göre, ailede kişilik bozukluğu olarak tanımlanabilecek kişilik özelliklerinin bulunması, bireyde bu bozuklukların görülme riskini artırabilir. Ayrıca, doğum öncesi, doğum sırası veya sonrasında merkezi sinir sistemini etkileyen faktörler de kişilik bozukluğu gelişme olasılığını yükseltebilir.
Kişilik bozukluğunun gelişmesinde özellikle ailenin ve toplumsal çevrenin rolü büyüktür. Olumsuz aile tutumları, kişilik bozukluğunun gelişmesindeki önemli etkenlerdendir.
Özellikle psikotik ve borderline (sınırda) örgütlenmelerde, kişinin anneyle kurduğu ilişkide travmatik frustrasyonlar (engellenmeler) yoğundur. Fiziksel istismar, kronik aile problemleri, ağır ihmaller, travmalar vb. birçok deneyim kişilik bozukluklarıyla ilişkilidir.
Paranoid Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Paranoid kişilik bozukluğu, A kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Genellikle çocukluklarında duygusal kötü muamele ve ihmale uğrama yaşantıları bulunur.
Paranoid kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Genellikle yeterli kanıt olmadan “güvensizlik, şüphecilik” içinde olurlar.
- Kuşkucu, alıngan, kuruntulu kişilerdir.
- Diğer insanların davranışlarının art niyetli olduğuna inanırlar.
- Yakın çevreden şüphe duyarlar.
- Güven duymakta zorluk çekerler. Çok ketumdurlar.
- Kemikleşmiş öfke, kin, kıskançlık hissederler.
- Başkalarının davranışlarından kendilerine bir kötülük ve/veya saldırı gelebileceğinden endişe ederler.
- Partnerlerinin sadakatine karşı şüphe duyarlar.
- Kuruntuya, kıskançlığa bağlı olarak tartışmaya, kavgaya eğilimlidirler.
Şizoid Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Şizoid kişilik bozukluğu, A kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerin çocukluk dönemlerinde duygusal ihmale uğradığına dair birçok araştırma vardır. Şizofrenisi olan hastaların bir kısmında, hastalık öncesinde şizoid kişilik özellikleri görülür.
Şizoid kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Sosyal ilişkilerden kaçınırlar.
- Sınırlı bir duygulanım yelpazesine sahiptiler.
- Yakın ilişkilerden keyif alamaz ve yakın ilişki arzulamazlar.
- Yalnızlığı tercih ederler.
- Cinsel deneyimlere çok ilgi duymazlar ve/veya cinsellikten çok keyif almazlar.
- Etkinliklerden çok az keyif alırlar.
- Yakın arkadaşları nerdeyse yoktur. Kolay arkadaşlık kuramazlar.
- Diğer insanların övgülerine ve eleştirilerine kayıtsız kalırlar.
- Duygusal olarak soğuk, uzak, düz bir duygulanım içindedirler. Bu nedenle kendilerine yakınlık gösterenleri, kendilerinden uzaklaştırabilirler.
Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Şizotipal kişilik bozukluğu, A kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Çocukluk döneminde bedensel ve ruhsal kötü muamele ve bedensel ihmal öyküsü bulunabilir.
Şizotipal kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Zor ilişki kuran kişilerdir.
- Yakın bağ kurmada zorluk yaşarlar.
- Davranışlarında, algılarında, görüntülerinde tuhaflık taşırlar.
- Referans düşünceleri bulunabilir.
- Tuhaf inançları ve büyüsel, sihirsel düşünceleri vardır (telepati, altıncı duyu sahibi olmak gibi).
- Spiritüel pratiklere çok ilgi duyarlar (fal gibi).
- Olağandışı algısal deneyimler, bedensel illüzyonlar hissederler.
- Metaforik, tuhaf konuşabilirler.
- Şüphecilik, alınganlık ve paranoid düşünceleri vardır.
- Uygunsuz veya kısıtlanmış duygulanım içindedirler.
- Yoğun bir sosyal anksiyeteleri vardır.
Şizoid ve Şizotipal Kişilik Bozuklukları Arasındaki Farklar Nelerdir?
Her iki kişilik bozukluğu da A kümesi içinde sınıflandırılır ve her iki bozuklukta da sosyal ilişkilerde zorluk görülür. Ancak şizoid kişilik bozukluğu, bilişsel ve algısal bozuklukların olmaması ile şizotipal kişilik bozukluğundan ayrılır.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri nelerdir?
Borderline (Sınırda) kişilik bozukluğu, B kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Oluş nedenleri arasında ilk çocukluk dönemlerinde ilgi yetersizliği ve aşırı denetim nedeniyle benlik sınırlarının belirlenememesi yatmaktadır. Ayrıca kalıtımsal etkenler ve travmatik yaşamlar da karşılaşılan nedenler arasındadır.
Borderline (Sınırda) kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Gerçek veya hayali olarak terk edilmekten kaçınırlar.
- İstikrarsız ve şiddetli kişilerarası ilişkiler kurarlar.
- Kimlik bozukluğu (kendine ait algısında istikrarsız olma) gösterirler. Bazen büyüklenmeci bir hissiyat içindeyken bazen çok değersiz hissederler. Bu durum kafa karışıklığı yaşatır.
- Para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, tehlikeli araba sürüşü, tıkınırcasına yeme konularının en az iki tanesinde kendine zarar veren bir dürtüsellik yaşarlar.
- Tekrarlatıcı intihar ve/veya kendine zarar verme davranışları vardır.
- İstikrarsız duygudurum hali içindedirler. Depresif bir duygudurum halindeyken birden coşkunluk yaşayabilirler.
- Boşluk, anlamsızlık duyguları hissederler.
- Uygunsuz ve yoğun öfke hissederler. Sık ve hızlı öfkelenirler.
- Strese bağlı ve geçici paranoid düşünceler vardır.
- Çabucak duş kırıklığına uğrar ve depresyon belirtileri gösterirler.
Narsisistik (Özsevici) Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Narsistik kişilik bozukluğu, B kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Narsistik kişilik bozukluğunun temelleri erken çocuklukta atılır. Sevmekte ve sınır çekmekte zorlanan ebeveyn modeli, narsistik çocukların yetişme riskini artırmaktadır. Fiziksel ihtiyaçları gideren ancak duygusal ihtiyaçları görmezden gelen, ihmal eden soğuk annelerin çocuklarında narsistik problemler olma riski artmaktadır.
Narsistik kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Narsistik kişiler, kendine güven saygıda ciddi sorunlar yaşarlar. Bu sebeple aslında bütün çabaları, değerli olduklarını kendilerine ve diğerlerine göstermektedir. Kendilerini sevilebilir hissetmek için, mükemmel olmaya ihtiyaç duyarlar. Mükemmel olmak ve mükemmel görünmek isterler. Dışardan almış oldukları alkış, içerdeki değersizlik hissini bastırır. Yani narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerin büyüklenmeci hissiyatları, “sevilmeme sesini” bastırmak için var olmalıdır. Dolayısıyla narsistik hastalar aslında kendilerini çok seven değil, kendilerinden hiç de hoşlanmayan kişilerdir.
- Kibirli, soğuk, mesafeli, cool bir görünümleri vardır.
- Büyüklenmeci bir hissiyat içindedirler.
- İnsanların hayranlığını görmek isterler. Ancak bu hayranlığı gördüklerinde iyi hissederler.
- İnsanların kendileri hakkında ne düşündükleri çok önemlidir.
- Mükemmel oldukları imajlarını sürdürebilmek için çok çabalamaları gerekir. Bu nedenle genellikle mesleki olarak başarıdırlar.
- Sınırsız başarı, güç, zenginlik, güzellik, ideal aşk vb. Fantezileri vardır.
- Kendisinin özel, biricik olduğuna ve üst düzey insanlarla anlaşabileceğine inanç duyarlar.
- Hayranlık ihtiyacı içindedirler.
- Birçok şeye hakları olduğuna inanırlar. Diğer insanların, ona bir şeyler sunması gerektiğine inanırlar.
- Sömürücü kişilerarası ilişkiler kurarlar.
- Empati yoksunluğu vardır.
- Haset duygusu yoğundur. Ayrıca başkalarının kendilerini kıskandığını hissederler.
- Kibirli, küstah davranışlar gösterirler.
Antisosyal (Psikopatik, Sosyopatik) Kişilik Bozukluğu Nedir ve Nasıl Tanımlanır?
Antisosyal kişilik bozukluğu, B kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Genellikle çocukluk çağında Davranım Bozukluğu tanısı koyulan kişiler, 18 yaşından sonra antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alır. Alkolik, kumarbaz, suç işleyen, antisosyal ailelerin çocuklarında antisosyal kişilik bozukluğu görülme riski fazladır. Genellikle, öykülerinde bedensel şiddet vardır.
Antisosyal kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Toplumsal kurallara ters, suç sayılan davranışlar gösterirler.
- Çocukluk çağlarında yalancılık, hırsızlık, kavgacılık gibi özellikler gösterirler.
- Sık sık karakola düşebilir, tutuklanabilirler.
- Bencillik ve sorumsuzluk özellikleri gösterirler.
- Sahtecilik, kumarbazlık, alkol-madde kullanımı, patolojik yalan söyleme gibi örnekler gösterirler.
- Kısa süreli ve aldatıcı ilişkiler kurarlar.
- Genellikle suçluluk duygusu yaşamazlar.
- Dürtüseldirler.
Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Histrionik kişilik bozukluğu, B kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. “Histrio” Latincede “aktör, oyuncu” anlamına gelmektedir. Histrionik kişilik bozukluğu olan kişilerin çocukluklarında cinsel kötü muamele öyküsü sık görülür.
Histrionik kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Aşırı duygusallık yaşarlar, dikkat çekmeye yönelik bir arzu içindedirler.
- Başka insanların ilgisini çekmediklerinde kendilerini kötü hissederler.
- Diğerleriyle ilişkilerinde uygunsuz baştan çıkarıcılık ve/veya cinsel kışkırtıcılık gösterebilirler.
- Hızlı değişen ve derinleşemeyen bir duygulanım içindedirler.
- Diğerlerinin ilgisini çekmek için fiziksel görünümlerine çok özen gösterirler.
- Konuşma şekilleri, diğerlerini etkileyecek şekildedir.
- Abartılı duygulanım ve davranışlar gösterebilirler.
- Diğerlerinden kolayca etkilenirler.
- Bulundukları ilişkide, olduğundan daha yakın bir hissiyat içinde olurlar.
Çekingen/Kaçıngan (Avoidant) Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Çekingen kişilik bozukluğu, C kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Bu kişilerin çocukluklarında duygusal ihmal görülmektedir.
Çekingen kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Sosyal ketlenme, yetersizlik duyguları yaşarlar.
- Eleştiriye karşı aşırı hassastırlar.
- Kişilerarası ilişki gerektiren sosyal işlerden kaçınırlar.
- Diğer insanlar tarafından sevildiklerinden emin olmadıklarında, onlara yaklaşmazlar.
- Utandırılmak, alay edilmek, küçük düşürülmek kaygılarıyla yakın ilişkilerden kaçınırlar.
- Sosyal ortamlarda reddedilmekle ilgili kaygılar hissederler.
- Utangaç, suskundurlar.
- Yeni girişimler, yeni aktiviteler gibi eylemlere dahil olmakta çok isteksizdirler.
Bağımlı Kişilik Bozukluğu Nedir ve Nasıl Anlaşılır?
Bağımlı kişilik bozukluğu, C kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Çocukluk çağında özerklik, bağımsızlık, girişkenlik gibi özelliklerin desteklenmediği ailelerin çocuklarında daha sık görülmektedir. Çocuğun bağımsızca hareketleri ödüllendirilmeyip engellenmiştir.
Bağımlı kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Bakım, ilgi görme ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaç nedeniyle boyun eğici davranışlar gösterirler.
- Terk edilmekle ilgili yoğun kaygı yaşarlar.
- Küçük kararlar almakta bile zorlanırlar.
- Sorumluluğu diğerlerinin almasını arzularlar.
- Diğerleriyle çatışmaktan kaçınırlar.
- Diğerlerinin yönlendirmesine ihtiyaç duyarlar.
- Yalnızlık korkuları yaşarlar.
- Diğerlerinden destek almak uğruna, inanmadıkları şeyler yapabilirler.
- Terk edilmekle ilgili yoğun kaygı yaşarlar.
- Hep bir ilişki içinde olmaya ihtiyaç duyarlar.
Obsesif-Kompulsif (Anankastik) Kişilik Bozukluğu (OKKB) Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu, C kümesi kişilik bozuklukları içinde sınıflandırılır. Baskıcı, kuralcı ebeveyn tutumları, çocukluk travmaları, stresli yaşam olayları (ölüm, iş kaybı vb.) OKKB riskini artırmaktadır.
Obsesif Kompülsif kişilik bozukluğunun belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Düzenlilik, mükemmeliyetçilik, titizlik özellikleri gösterirler.
- Kişilerarası ilişkilerinde kontrol, denetim sağlamak isterler.
- Detaylara, ayrıntılara, kurallara, düzene çok önem verirler.
- İşkoliktirler. Dinlenmeye, sosyalleşmeye vakit harcamazlar.
- Aşırı vicdanlılık özellikleri taşırlar.
- İstifçilik görülebilir. Eskimiş, değersiz şeyleri atamazlar.
- Ayrılmakla, vazgeçmekle ilgili zorluk yaşarlar.
- Başkalarının kendileri kadar iyi yapabileceğine inanmadıkları için görevleri/işleri başkalarına dağıtamazlar.
- Parayı da istiflerler. Gelecekte zor duruma düşmekle ilgili kaygılandıkları için paralarını elde tutmak isterler.
- Katılık, inatçılık özellikleri gösterirler.
Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) ile OKB’nin Farkları Nelerdir?
Kişi, OKKB belirtilerini OKB’den farklı olarak, kendini bildiğinden beri hisseder. OKKB belirtileri en geç ergenlik döneminde başlar. Ara ara alevlenir, ara ara söner ancak hep vardır. Kişi, hayatının tamamını bu kurallara göre yaşamıştır. OKB ise genellikle 18-25 yaşlarında başlar. OKKB’si olan danışanlarda, erteleme davranışı sık görülür. En iyisini yapmayı arzuladıkları için, hayatları boyunca bazı şeyleri ertelerler. OKKB’de OKB’ye göre işlevsellik daha çok bozulmuştur. OKB ve OKKB eşzamanlı görülüyorsa, hastalık daha ağır seyreder.
Kişilik Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?
Kişilik bozuklukları tedavisinde, en sık kullanılan tedavi yaklaşımlarından biri psikoterapidir. Psikoterapinin amacı, bilincin kapsamayı reddettiği çatışmayı bilince çıkarmaktır. Çocukluk çağlarında suçluluk, utanç, korku duygulanımlarına yol açmış, çatışma yaratmış deneyimler, psikoterapiyle tekrar bilinç kapsamına alınır. Deneyimi yok soymak bizi hasta ediyorsa, var saymak iyileştirir.
Kişilik bozukluğu olan hastaların psikoterapisinde, en önemli nokta iyi bir terapötik ilişki kurabilmektir. Kişinin, sosyal hayatında kurduğu ilişki biçimi, yaşadığı problematik deneyimler terapide de kendini gösterir. Kişinin kullandığı savunmalar, dirençler, aktarımlar vb. seanslarda üzerine çalışılan konulardır.
“Psikodinamik psikoterapi” başlıklı yazımda, tedavinin nasıl yapıldığına dair detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Psikoterapinin Kişilik Bozuklukları Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Psikodinamik psikoterapi sürecinde kişi, yaşadığı semptomların belirtilerini tanımaya başlar (klinik içgörü). Terapinin ilerleyen seanslarında, birey semptomları ile onun kökenleri arasındaki bağlantıları anlamaya yönelik daha derin bir içgörü geliştirir. Savunma mekanizmalarını, geçmiş yaşantılarını ve bilinçdışındaki çatışmalarının nedenlerini fark etmeye başlar. Bu süreç, bireyin duygusal farkındalık kazanmasına ve kendisini daha iyi anlamasına yardımcı olur. Geçmiş ile şu an arasında ilişkiler kurmaya başlar. Sorunlu nesne ilişkileri nedeniyle yüzeysel ilişkiler kuran bir birey, zamanla daha derin ve anlamlı ilişkiler geliştirebilir.
Kişilik Bozuklukları İçin Hangi Terapi Yöntemleri Kullanılır?
Kişilik bozuklukları tedavisinde psikodinamik psikoterapi, analitik psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi, şema terapi gibi yaklaşımlar kullanılmaktadır.
Psikologlar Kişilik Bozuklukları Tedavisinde Nasıl Yardımcı Olur?
Klinik psikologlar, kişilik bozuklukları tedavisinde en etkili tedavi yaklaşımlarından biri olan psikoterapi yöntemini uygulamaktadırlar.
Kişilik Bozuklukları İçin İlaçsız Tedavi Mümkün mü?
Kişilik bozuklukları tedavisinde ilaç kullanımı olmadan psikoterapi yöntemiyle tedavi yapılabilmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Kişilik Bozukluklarında Nasıl Kullanılır?
Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımında, danışan değerlendirildikten sonra bir tedavi planı oluşturulur. Bu plan danışanla paylaşılır. Rol beklentileri ve terapinin çerçevesi netleştirilir. Terapi hedefleri belirlenir. Görüşmeler boyunca, danışanın duyguları ile davranışları arasındaki bağ kurulur. Kişilik bozukluklarındaki benlik ve kişilerarası ilişkilerdeki temel sorun ele alınır. Motivasyonel görüşme stratejileriyle kişi, sorun davranışının nedenleri ve etkileri üzerine konuşulur. Değişim gerektiren sebepler sorgulanır, sorun yaratan davranışın işlevselliği bozduğu alanlar netleştirilir. Danışana, değişimi sağlayabilecek sorun çözme becerileri öğretilir. Danışanın kaynakları ve güçlü yönleri belirlenir.
Kaygı ve ilişkili sorunlarda üstüne gitme (maruz bırakma) tedavi yöntemi kullanılır. Sosyal becerileri zayıf olan danışanlara, sosyal beceri eğitimi verilir. Depresif duygudurumun olduğu danışanlarda, davranış etkinleştirme kullanılır. Danışanın kendisine yönelik olumsuz düşünceleri olabilir. Bunlar, arzu edilen davranışın gerçekleştirilmesini engelleyebilir. Bunlara yönelik: davranış deneyleri, beceri eğitimi ve bilişsel yeniden yapılandırma kullanılır.
Diyalektik Davranış Terapisi (DBT) Hangi Kişilik Bozuklukları İçin Uygundur?
Diyalektik davranış terapisi, bütün kişilik bozukluklarında kullanılır. Sorunlu davranışları sürdüren çevresel eylemler engellenmeye çalışılır. Güncel sorun davranışları yöneten sorunlu sözel kurallar değiştirilir. Kişiye yeni beceriler kazandırılır ve çeşitli olaylara karşı daha etkili bir şekilde tepki vermesini sağlayacak yeni davranışlar eklenir.
Çocukluk Travmaları Kişilik Bozukluklarına Neden Olabilir mi?
Çocukluk travmaları bütün kişilik bozuklukları için riski artırmaktadır.
Kişilik Bozukluğu Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Kişilik bozukluklarının tedavi süresi, bozukluğun çeşidine, hastalığın ağırlığına, hastanın hastalığı nasıl algıladığına, hastanın terapi motivasyonuna, hastalığın ne zaman başladığına vb. birçok faktöre göre değişiklik gösterecektir.
En Tehlikeli Kişilik Bozukluğu Nedir?
Her kişilik bozukluğu, bireyin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Borderline kişilik örgütlenmesi içerisindeki kişilik bozuklukları, nevrotik kişilik örgütlenmesindeki kişilik bozukluklarına göre daha ağır seyreder. Borderline kişilik bozukluğu olan bir hastanın, kendine zarar verme ve/veya intihar etme, riskli cinsel deneyimlerde bulunma gibi tehlikeli davranışları olabilir. Benzer şekilde, borderline örgütlenme içinde olan antisosyal kişilik bozukluğu hastalarında, empati eksikliği, kuralları çiğneme, saldırganlık gibi özellikler bulunabilir. En tehlikeli kişilik bozukluğu nedir sorusunun net bir cevabı yoktur. Ancak borderline kişilik örgütlenmesinde bulunan kişilik bozukluklarında, hastalık ağırlaştıkça bireyin kendine ve/veya başkalarına yönelik ruhsal veya fiziksel yıkıcılığı artabilir.
Normal Kişilik Özellikleri ile Kişilik Bozuklukları Arasındaki Fark Nedir?
Kişilik bozukluklarında, belirli kişilik özelliklerinin kalıcı ve değişime dirençli olması önemlidir. Kişi, bu özellikleri kendi başına değiştirmekte zorlanır ve bu nedenle profesyonel tedaviye ihtiyaç duyar. Normal kişilik özellikleri kişinin uyumunu bozmaz, işlevselliğinde ağır sıkıntılara yol açmaz. Ancak kişilik bozukluğunda, kişinin uyumunda ve işlevselliğinde ciddi sıkıntılar vardır.
Kişilik Bozuklukları İçin Terapi Süreci Nasıl İşler?
Kişilik bozukluklarında terapi süreci bozukluğun türüne, uygulanan psikoterapi yöntemine göre değişiklik gösterir.
Kişilik Bozuklukları Tedavisinde İyileşme Oranı Nedir?
Kişilik bozuklukları tedavisinde uygulanan psikoterapi yöntemi hastaların iyileşmesini genellikle sağlamaktadır. Ancak kesin ve kalıcı bir iyileşmeden söz edebilmek mümkün değildir. Hastaya, bozukluğun türüne, şiddetine, hastalığın algılanışına, hastanın tedavi planına uyup uymamasına ve psikososyal desteklerin varlığına-yokluğuna göre tam ya da kısmi iyileşmeler görülecektir. Tedaviye erken başlamak ve düzenli devam etmek, olumlu sonuç alma olasılığını artırır.
Hastanın tedavi uyumu, terapilerini sürdürmesi, seansların çerçevesiyle ilgili klinik psikoloğun tavsiyelerine uyması gibi bireyin aktif katılımı iyileşme şansını artırır.
Kişilik Bozukluğu Olan Bireylerin Yakınları Nasıl Destek Olabilir?
Kişilik bozukluğu olan bireylerin yakınları, kişinin profesyonel destek almasını teşvik etmelidir. Edinilen bazı bilgiler doğrultusunda, kişi veya yakını bozuklukla ilgili kendilerine ya da birbirlerine tanı koymaya çalışmamalıdır. Ayrıca, kişilik bozukluğu olan bireyin yakını, bu ilişkiden olumsuz etkilenmesi durumunda kendi ruh sağlığını ihmal etmeden bir terapiste başvurarak destek alabilir.
Tedavi Sürecinde Karşılaşılabilecek Zorluklar Nelerdir?
Psikodinamik psikoterapi sürecinde, hasta zaman zaman direnç gösterebilir ve bu durum terapiste karşı olumsuz duygular hissetmesine veya seanslara katılmak istememesine yol açabilir. Ancak, bu dirençler terapist ile açıkça konuşulup çalışıldığında, bilinçdışı süreçler daha iyi anlaşılır ve iyileşme sürecine katkı sağlanır. Bu dirençlerin fark edilip çözümlenmesi, terapinin temel yapı taşlarından biridir.
Serbest çağrışım tekniğinin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için, danışanın hissettiklerini ve düşündüklerini sansürlemeden terapistiyle paylaşması önemlidir. Ancak, bazı durumlarda bunu yapmak zor gelebilir. Böyle anlarda, duygu ve düşüncelerin paylaşılmaması durumunda bile, paylaşamamanın nedenleri üzerine konuşmak sürecin ilerlemesine yardımcı olur.
Ankara’da Kişilik Bozukluğu Tedavisi İçin Hangi Psikologlara Danışılabilir?
Ankara’da kişilik bozukluğu tedavisi için psikolog seçerken, seçilen uzamanın çalışma alanları dikkate alınmalıdır. Klinik psikologlar, farklı terapi ekolleriyle çalışır. Kişi, çalışmak istediği terapi ekolüne uygun bir psikolog tercih edebilir.
Ankara’da Kişilik Bozukluğu Terapisi Fiyatları Nedir?
Ankara’da kişilik bozukluğu terapisini uygulayacak klinik psikoloğun taktir ettiği seans ücretleri belirleyici olur.
Ankara’da Online Kişilik Bozukluğu Terapisi Mümkün mü?
Ankara’da kişilik bozukluğu terapisi, online ve/veya yüz yüze uygulanmaktadır.
Kişilik Bozuklukları İçin Güvenilir Psikolog Nasıl Seçilir?
Klinik psikologların özellikle uzmanlaşmış oldukları çalışma alanları olabilir. Şikayetleriniz doğrultusunda gideceğiniz psikoloğun hangi alanda uzmanlaşmış olduğu dikkat edilecek önemli bir husustur.
Uzman psikoloğun eğitim bilgileri, deneyimi, hastaların yorumları karar verirken dikkat edilecek diğer önemli unsurlardır. Bu unsunlar araştırılırken internet üzerinden gidilmesi düşünülen klinik psikoloğun bilgilerine ulaşmak ve incelemek mümkündür.
Ayrıca ülkemizde dost, akraba ve arkadaş tavsiyesiyle psikolog seçimi yapıldığına da sıklıkla rastlamaktayız.
Detayı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
- Öztürk, O. (1983). Ruh sağlığı ve hastalıkları. Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği yayını.
- American Psychiatric Association (APA). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5). 5th Ed. Washington: American Psychiatric Association, 2013.
- World Health Organization. (1992). ICD-11
- Kring, A. M., Johnson, S. L., Davison, G., & Neale, J. (2015). Anormal psikolojisi. M. Şahin (çev.), Ankara: Nobel Akademi.
Son Yazılar.

Ankara’da klinik psikolog ile yapılan görüşmeler genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanır. Tedavi süreci, danışanın ihtiyaçlarına ve belirlenen terapi planına göre şekillenir. Görüşmeler devam ettikçe, danışanın belirtilerinde iyileşme sağlanması hedeflenir.

