Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu, psikanalitik ve klinik literatürde “borderline kişilik örgütlenmesi” olarak adlandırılan yapının içinde yer alan ve bu örgütlenmeye özgü belirgin belirtiler gösteren 10 farklı kişilik bozukluğundan biridir. Bu örgütlenme, nevrotik ve psikotik yapılar arasında bir konumda bulunur ve kişilik işlevselliğinde belirgin düzensizliklere yol açar.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu nedir?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu yaşayan bireylerde duygulanım, kimlik algısı ve kişilerarası ilişkilerde belirgin ve süreklilik gösteren dengesizlikler görülür. Bu kişilerde hem kendilerine hem de başkalarına yönelik duygu ve düşünceler hızlı ve yoğun dalgalanmalar gösterir. Duygulanımlar yoğun yaşanır ve taşkınlığa yol açar. Buna bağlı olarak depresyon, kaygı bozuklukları, madde kullanımı gibi belirtilere sıkça rastlanır.
Dürtüsellik, zaman zaman kendine zarar verme eğilimleri ve antisosyal davranışlar da görülebilir. İlişkilerde yaşanan bu tutarsızlıklar, uzun süreli ve sağlıklı bağlar kurmayı güçleştirir. Ayrıca, bu bireylerde boşluk hissi, anlamsızlık düşünceleri ve yalnız kalma korkusu yaygın olarak görülür.
Psikoterapiye başvuran bireyler arasında borderline kişilik bozukluğu oldukça yaygın bir tanıdır.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu belirtileri nelerdir?
Borderline (Sınırda) kişilik bozukluğunun bazı belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Terk edilmekle, yalnız kalmakla ilgili korkuları ve kaygıları vardır. Bunu engellemek isterler.
- Kişi hem kendini hem de diğerlerini istikrarsız algılar. Örneğin, bir arkadaşını çok severken, ufak bir hatasından sonra onun çok kötü olduğunu düşünmeye başlayabilir.
- Kişinin kendini algılayışı tutarsızdır ve çok hızlı değişiklik gösterebilir. Örneğin bazı dönemler kendini önemli, değerli, başarılı algılarken; bazı dönemler önemsiz, değersiz, başarısız algılayabilir. Büyüklenme ve değersizlik arasında savrulurlar.
- Dürtüsel davranışlarda bulunabilirler. Kontrolsüz cinsellik, para harcama, alkol-madde kullanımı, hızlı araba sürme, yeme atakları bunlardan bazılarıdır.
- İntihar düşünceleri ve/veya girişimleri olabilir. Bu durum kişinin kendini dönemsel olarak tümden iyi ve tümden kötü olarak algılamasıyla ilgilidir. Borderline Kişilik Bozukluğu olan kişiler, herhangi bir konuda kendilerini kötü hissediyorlarsa, iyi olan taraflarını algılamaz ve çok çok kötü hissederler. İntihar girişimlerinin insanlara yetersiz ve suçlu hissettirmek gibi manipülatif bir yanı da olabilir.
- Kişinin duygudurumunda istikrarsızlık görülür. Örneğin, depresif bir duygudurumdayken ertesi gün birden coşkulu olabilirler.
- Boşluk ve anlamsızlık duyguları, kronik can sıkıntısı sık görülür. Boşluk duygusu, zaman içinde süreklilik gösteren bir kimlik duygusunun olmamasından kaynaklanır. Nasıl biri olduklarına dair fikirleri tutarsız, dağınık olduğu için bu kaotik algı, boşluk duygusu ve can sıkıntısına neden olur. Bazen boşluk duygusu o kadar fazla olur ki, onun yerine fiziksel bir acı duymak isteyebilirler.
- Öfke problemleri sık görülür. Öfkeyi kontrol edememe sonrasında kendine veya bir başkasına zarar verme davranışları görülebilir.
- Kişinin kendini, bir başkasını veya çevreyi algılayışında kopukluklar, paranoid düşünceler görülebilir.
- Nasıl bir hayat yaşamak istediklerine dair fikirleri sık sık değişir. Örneğin yapmak istedikleri iş, hobiler, arkadaşlık kurmak istedikleri kişiler değişiklik gösterir. Aslında olumlu kendilik temsillerini ayakta tutmaya çalışırlar. Örneğin gitar çalanlara hayranlık duyulduğunu gördükten sonra gitar kursuna gitmeye başlayabilirler. Ancak umdukları gibi değerli hissetmeyince ilgileri azalır.
- Yalancı bir sosyallik içinde olabilirler. İnsanlar onunla ilgili olduğu zaman kendilerini değerli hissederler. Bu nedenle, onunla ilgilenen bir kişiye ihtiyaç duyarlar. Ancak gerçek bir sosyallik, başka insanlara ilgi duymayı gerektirir.
- Yakın ilişkileri sonlansın istemezler. Aslında hayatlarındaki kişiye sevmeseler de kendisine ilgi gösteren kişinin yokluğunda duydukları acıyı sevgi sanırlar.
- Hayatlarının sorumluluğunu almaz istemezler. Hayatlarını sanki kendileri faal değillermiş gibi anlatabilirler. Örneğin, partneriyle ilişkilerini “bir baktım ki sevgili olmuşuz” şeklinde anlatabilirler.
- Hayatlarında önemli zikzaklar vardır.
Borderline Kişilik Bozukluğu tanısı nasıl konur?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tanısı konurken değerlendirilen bazı alanlar aşağıda sıralanmıştır:
- Hastanın örgütlenme düzeyi nedir?
Borderline Kişilik Bozukluğu, nevrotik, borderline ve psikotik örgütlenme düzeyleri arasında yer alan borderline örgütlenme yapısı içinde sınıflandırılır.
- Kimlik bütünlüğü var mıdır?
Kimlik hissini veren, kişinin kendisine dair algısında, hissiyatında istikrarıdır. Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu olan bireylerde kimlik bütünlüğü yoktur. Kendilik ve nesne tasarımı, iyi ya da kötü olarak bölünmüştür.
- Kullanılan savunma mekanizmaları nelerdir?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu olan kişiler genellikle bölme (splitting), yansıtma (projection), yansıtmalı özdeşim (projective identification), içe atma (introjection) savunma mekanizmalarını kullanırlar.
- Egosu ve süperegosu nasıldır?
Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin zayıf bir egosu vardır. Yani, anksiyete toleransları düşüktür. Zayıf ego, anksiyeteyi ortaya çıkaran durum karşısında anksiyeteyi kontrol edemez ve paniğe kapılır, sürekli anksiyete ile uğraşır.
Egoları zayıf olduğu için, dürtüsel davranışlarda bulunabilirler. Etik kuralları, davranışın uygunluğunu düşünmeyebilirler. Yani, önceden düşünmeden, aniden tepki verirler. Azim, irade gibi davranışlar zayıftır.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavi edilebilir mi?
Evet, Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu psikoterapi yöntemiyle tedavi edilebilmektedir.
Borderline Kişilik Bozukluğu tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavisinde en etkili yöntem psikoterapidir.
Ankara’da Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavisi için psikolog desteği alabilir miyim?
Ankara’da Borderline kişilik bozukluğu tedavisi için uzman psikolog desteği alınabilir. Detaylı bilgi almak için Ankara Çankaya’da bulunan ofisimizi ziyaret edebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ankara’da Borderline Kişilik Bozukluğu tedavisi ne kadar sürer?
Ankara’da Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavisi verilmektedir. Tedavi süresi değişiklik göstermekle beraber, en az birkaç yıl sürmektedir.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu olan bir kişi terapiye istekli olur mu?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu olan kişiler, terapiye sıklıkla başvururlar. Ancak diğer alanlarda olduğu gibi, terapiye devam etmekle ilgili istekleri de sıklıkla değişiklik gösterir. Terapi devamlılığı, iyileşme hali için önemlidir.
Ankara’da Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavi fiyatları ne kadar?
Ankara’da Borderline Kişilik Bozukluğu tedavisi fiyatları, klinik psikoloğun belirlediği seans ücretine göre değişiklik gösterir. Seans ücretleri yaklaşık olarak 2000-3000 TL arasında değişmektedir.
Bir klinik psikolog olarak Borderline tedavisinde hangi yaklaşımları benimsiyorsunuz?
Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisinde psikanalitik (psikodinamik) psikoterapi yaklaşımını uygulamaktayım.
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu yaşayan bireyler için bireysel terapi mi, grup terapisi mi daha etkilidir?
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu yaşayan bireyler için hem bireysel hem de grup terapisi etkili yaklaşımlardır. Ancak öncelikle bireysel terapi tercih edilebilir.
Ankara’da Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu tedavisi gören danışanlar hangi süreçlerden geçer?
Danışanın terapistle kurduğu ilişki, genellikle hayatındaki önemli ötekilerle kurduğu ilişkilerle benzerlik gösterir. Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu olan kişilerin tedavisinde dalgalanmalar sıkça görülür. Bu dalgalanmalar birçok alanda kendini gösterir. Örneğin, kişinin kimlik bütünlüğü oluşmadığı için, zaman zaman kendisini tümden iyi veya tümden kötü algılayabilir.
Benzer bir şekilde terapist algısı da bu dalgalanmalardan etkilenir; bazı seanslarda terapist çok başarılı ve değerli görülürken, bazı seanslarda başarısız ve değersiz olarak algılanabilir. Bir seansta terapinin çok iyi gittiğini düşünen danışan, kısa bir süre sonra terapiyi tamamen sonlandırmak isteyebilir.
Bu gibi durumlarda, sürecin devamlılığını sağlamak ve ortaya çıkan duygular üzerine birlikte konuşarak derinlemesine çalışmak, idealize etme ve değersizleştirme döngülerinin zamanla azalmasına yardımcı olacaktır.
Terapötik ilişkiden yola çıkarak, danışanın savunma mekanizmaları, dirençleri ve aktarım süreçleri daha görünür hale gelir. Danışanın içsel çatışmaları, terapötik ilişkide de ortaya çıkmaya başlar. Bu süreçlerin terapist tarafından dikkatle deşifre edilmesi, danışanın bu mekanizmaların nasıl işlediğini fark etmesini sağlar.
Terapötik ilişki sırasında danışanın duygulanımındaki dalgalanmalar gözlemlenir. Zaman zaman terapisti eleştirme veya öfkeli davranışlar sergileme gibi tepkiler görülebilir. Bu duygular, seansı iptal etme gibi davranışlarla dışa vurulduğunda, psikoterapi literatüründe eyleme vurma (acting out) olarak adlandırılır. Öfke gibi duyguların eyleme vurma yoluyla dışavurulması yerine, bu duyguların söze dökülerek terapötik çerçeve içinde birlikte anlamlandırılması, duygulanımın düzenlenmesine katkı sağlar.
Eyleme vurmaların ve bütünleşmemiş kimlik temsilinin çalışılabilmesi için terapi çerçevesine uyulması büyük önem taşır. Bu nedenle seans sıklığı, günü, süresi ve ücreti gibi konularda sınır koyucu ve yapılandırılmış bir yaklaşım benimsenmelidir. Borderline Kişilik Bozukluğu olan bireylerin tedavi sürecinde, yoğun duygulanımları ve ilişkisel dalgalanmaları nedeniyle zaman zaman aşırı isteyici bir tutum sergileyebilecekleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Özellikle belirtilerin şiddetlendiği gerekçesiyle ek seans talep etme gibi durumlarda, terapötik sınırların korunması, tedavi sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi açısından gereklidir.

