Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Nedir?
Psikodinamik psikoterapi yaklaşımı, Freud’un geliştirdiği psikanalizden türeyen fakat kuramsal açıdan ve yöntemce farklılıklar gösteren ruhsal bir disiplindir. Psikodinamik psikoterapi “farkındalığı artırmaya yönelik” bir terapi anlayışı içerir.
Psikolojik sorunlar, farkındalık alanımızın dışında kalan bazı duygu, düşünce ve anılardan kaynaklanır. Bu duygu, düşünce ve anılar farkında olmadığımız sürece sorun yaratmayı sürdürürler. Kaçındığımız, bilincimizin dışında tuttuğumuz bu deneyimlerle yüzleştiğimiz ölçüde sorunlarımız hafifiler veya ortadan kalkar. Psikodinamik psikoterapi sürecinde amacımız bu deneyimlerle kontrollü bir şekilde yüzleşmek ve özgürleşmektir.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Kimler İçin Uygundur?
Psikanalitik psikoterapi daha ağırlıkla olarak genç erişkinlik çağlarından itibaren derinlemesine çalışmak isteyen herkes için uygun bir disiplindir. Psikoterapiye başlamak için bireyin mutlaka bir hastalığının olması gerekmez. Kendini keşfetmek isteyen herkes psikodinamik psikoterapiye başlayabilir.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Hangi Sorularda Tercih Edilir?
Psikodinamik psikoterapi depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompülsif bozukluk (OKB), kişilik bozuklukları, cinsel uyum bozuklukları, bipolar bozukluk, şizofreni, beslenme ve yeme bozuklukları, bağımlılıklar, psikosomatik bozukluklar başta olmak üzere tüm hastalıklarda uygulanabilen bir tedavi yaklaşımıdır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Nasıl Uygulanır?
Psikodinamik psikoterapi, yüz yüze ve online olarak uygulanabilmektedir.
Psikodinamik (Psikanalitik) Terapi ile Diğer Terapiler Arasındaki Farklar Nelerdir?
Psikanalitik psikoterapi ile davranışçı terapi yöntemleri arasında birçok farklılık vardır. Davranışçı terapi yönteminde amaç; davranışların, semptomların değiştirilmesidir. Davranışçı görüşe göre tüm davranışlar klasik koşullanmayla, edimsel koşullanmayla ve/veya sosyal öğrenmeyle öğrenilmiştir. Terapist bu noktada danışana bu davranış, duygu ve düşünceleri değiştirmesi konusunda yardımcı olur. Örneğin kedi fobisi olan bir danışanın fobisini yenmesi amaçlanır. Psikodinamik psikoterapide ise; danışanın düşünce ve duygularına yönelik bir içgörü kazanması amaçlanır, korkunun neden ve nasıl ortaya çıktığıyla ilgili derinlemesine bir araştırma yapılır.
Davranışçı terapilerde terapist aktif bir katılım gösterir. Seans sırasında terapist ve danışan beraber bazı egzersizler yapar. Seans sonrası için de egzersizler planlanır. (Örneğin aktivite kayıt formu, kaygı hiyerarşisi vb.) Psikodinamik psikoterapide terapistin aktif katılımı daha azdır. Terapist, danışanın çağrışımlarına, aktarımına (transferans) alan açmak için sık konuşmaz.
Psikodinamik psikoterapi, davranışçı terapilere göre daha uzun soluklu bir tedavi yöntemidir. Davranışçı terapide semptomlar azaltılmaya çalışılırken, psikodinamik psikoterapide davranışın kökenine dair bir araştırma yapılır.
Destekleyici psikoterapilerde, psikodinamik psikoterapilerde olduğu gibi serbest çağrışım, direnç ve aktarımın (transferans) yorumlanması, dil sürçmeleri gibi tekniklerin üzerinde durulmaz. Hastanın olumlu savunma düzeneklerini, sağlıklı yönlerini harekete geçirmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Psikodinamik terapiden farklı olarak hastaya rehberlik, psikoeğitim, kitap önerisi gibi terapistin daha aktif katıldığı bir disiplindir. Sıklıkla bağımlılık hastaları, şizofreni gibi psikotik bozukluklarda kullanılır.
Standart psikanalizin (divan analizi) sıklığı haftada 3-4 seans, süresi en az 5 yıl olarak uygulanır. Klasik psikanaliz çok yoğun bir çalışma gerektirir. Seans saatlerinde analizan divana uzanarak konuşur. Serbest çağrışım divan analizinin temel kuralıdır. Psikodinamik psikoterapi yönteminin sıklığı haftada 1-2 seans, süresi en az bir yıldır. Danışan divana uzanmaz, yüz yüze konuşulur.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapinin Avantajları Nelerdir?
Derinlemesine bir çalışma yapmak isteyen ancak haftada 3-4 seans kadar yoğun bir çalışma sürdüremeyecek kişiler için psikodinamik psikoterapi yaklaşımı uygun bir disiplindir. Kişi semptomlarla çalışmayı değil, semptomların kökenlerini anlamak ve sonrasında semptomların verdiği rahatsızlıktan kurtulmak istiyorsa bu yaklaşımı tercih edebilir.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Seansları Ne Kadar Sürer? Kaç Seans Gelmeliyim?
Psikodinamik psikoterapi süreci ucu açık bir süreçtir. Danışanın ihtiyacı seansların ne kadar süreceğini belirler. Seansların bitişi beraberce yapılan bir değerlendirme sonrasında netleştirilir.
Seanslar her hafta aynı gün ve saatte yapılır. Vardiyalı, nöbetli vb. çalışma saatleri olan danışanlarda bu durum değişiklik gösterebilir. Psikoterapi seansı 45 dk sürer. Psikodinamik psikoterapi sürecinin sağlayacağı fayda devamlılıkla mümkündür.
Psikodinamik (Psikanalitik) Terapi Hangi Sorunlara İyi Gelir?
Psikodinamik psikoterapi stres yönetimi, öfke problemleri, ilişki problemleri, iş yaşamına ilişkin sorunlar, yas süreci, davranış bozuklukları ve uyum problemleri, oyun bağımlılığı, cinsel kimlik ve yönelim, sınav kaygısı, akran zorbalığı vb. birçok konuda faydalı olabilecek bir yaklaşımdır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Terapi Sonrasında Görülebilecek Faydalar Nelerdir?
Psikodinamik psikoterapiyle hasta, öncelikle hastalığını kabullenir. Hastalığı hakkında içgörü kazanır yani hastalığını, hastalığının belirtilerini tanır (klinik içgörü). İlerleyen seanslarda birey, hastalığı ile hastalığın kaynakları arasında analitik bir içgörü kazanmaya başlar. Savunmaları, geçmişteki yaşantıları vb. nedeniyle bilinçdışındaki çatışmalarının nedenlerin farkına varmaya başlar. Duygusal farkındalık kazanır.
Danışanın başvuru sebebi yakındığı bazı semptomlarsa, bu semptomların verdiği rahatsızlık rahatlar. Bunun yanı sıra semptomlarla uğraşırken harcadığı enerjiyi, kendini anlamaya ve/veya keşfetmeye harcar.
Geçmişle şu an arasında bağlantılar kurmaya başlar.
Problematik nesne ilişkileri nedeniyle yüzeysel ilişkiler kuran bir kişi, derin ilişkiler kurabilmeye başlar.
Kaygıya tahammül becerisi artar.
Bazı nahoş duygular ve/veya deneyimler nedeniyle kullandığı semptom yaratan savunmalar yerine olgun savunmalar kullanmaya başlar.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Teknikleri Nelerdir?
Aşağıda bazı psikodinamik psikoterapi teknikleri sıralanmıştır:
- Serbest çağrışım: Bireyin aklına gelen her düşünceyi filtrelemeden açığa vurmasına denir. Serbest çağrışım tekniğiyle her şeyin konuşulur, düşünülür, hissedilir olduğu bir ilişki kurulur.
- Aktarımın (transference) çözümlenmesi: Danışanın kendiliği ve önemli ötekisi arasındaki çatışmanın terapistle kurulan ilişkide güncellenmesine aktarım denir. Yani kişinin hayatında kurduğu ilişki biçimi, terapistle kurulan güncel ilişkide de kendini gösterir.
- Direnç (resistance): Bireyin değişmesini, iyileşmesini güçleştiren bilinçli ya da bilinçdışı direnme ve savunmalara denir.
- Düşlerin yorumu: Yok sayılan deneyimler en saf haliyle rüyalarda, dil sürçmelerinde, sakar eylemlerde semptomatik biçimlerde (depresyon gibi) kendini ifade etmeye çalışır.
- Dil ve hareket sürçmelerinin incelenmesi
- Working through (derinlemesine çalışma): Tekrar tekrar yaşantılanan direnç ve aktarımların (transferans) tekrar tekrar çözümlenmesi ve bilince çıkarılması sürecine denir. Hastanın geçmiş ve gelecek arasında içgörü kazanması davranış değişikliği yaratmayabilir. Bu noktada working through yöntemi büyük önem taşır. Direnç ve aktarımlar uzun süre tekrar eder. Değişim, ancak bu bağlamlar üzerine defalarca düşünülüp derin bir içgörü kazanıldıktan sonra mümkün olabilir.
- İçgörü (insight) kazandırma: Bireyin, yaşadığı rahatsızlığın kaynaklarıyla ilgili bağlar kurmasına denir. İçgörü sayesinde davranışların altında yatan sebeplerin farkına varılır.
- Yorumlama: Psikodinamik psikoterapide kullanılan yorumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Klarifikasyon (Netleştirme): Danışanın öznel yaşantısındaki belirsizlikler netleştirilir. Örneğin danışan yaşadığı durumu “depresyon” olarak tanımlıyorsa, depresyonu nasıl yaşantıladığı klarifikasyonla netlik kazanır.
Konfrontasyon (Yüzleştirme): Netleşmiş çağrışımlardaki tutarsız ve/veya çelişkili kısımlar üzerine düşünülür. Çağrışımlardaki tutarsız kısımlar savunmalara işaret edebilir. Savunmalar deşifre edildikçe sözel ve davranışsal deneyim algıları bütünleştirilir. Danışanın davranışlarıyla sözel çağrışımları arasında tutarsızlık olursa, bunun üzerine düşünülür (Örneğin bir yas gülerek anlatılıyorsa).
Klasik Interpretasyon: Klarifikasyon ve konfrontasyon aşamalarından sonra bilinçdışı savunmalar ve çatışmalarla ilgili bir önermeye ulaşılır. Bu aşamada yapılan derin yorum; savunmayı, savunmayı harekete geçiren kaygıyı, çatışmalı güdülenmeyi kapsar. Çatışmalı nesne ilişkisine ulaşılır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Terapiyle Bilinçdışı Nasıl Anlaşılır?
Psikodinamik psikoterapide danışan, aklından geçen hemen her şeyi sansürlemeden, gizlemeden, filtrelemeden terapistle paylaşmalıdır (serbest çağrışım tekniği). Bu pratik bazı zamanlar zor gelse de çok önemlidir. Serbest çağrışım tekniğiyle kelimeler üzerindeki denetim yani direnç ortadan kalmış olur.
Danışanın içsel nesne ilişkisi yani dünyayla kurduğu ilişki bir eyleme dönüşebilir. Özellikle çatışmalar bilince çıkmak için danışanı zorladığında kişi bu çatışmalı nesne ilişkisine karşı koymak için davranışsal bir savunmada bulunabilir. Örneğin danışanın bazen seansa katılmak istemediği zamanlar olabilir. Böyle zamanlarda bu isteksizliğe kapılmak yerine seansa katılmak ve bu zorluk üzerine konuşmak çok kıymetlidir. Bu isteksizlik dirençle ilgili olabilir. Dirençlerin farkına varmak, bilinçdışını anlamak için gereklidir.
Karşıaktarım (counter-transference) ve rüyalar, danışanın iç dünyası hakkında ham bilgi kaynaklarıdır. Karşıaktarım (counter-transference); danışanla terapötik ilişki içerisindeki terapistin seans odasında, seans anında ve/veya seans sonrasında yaşantıladığı bilinçli ve/veya bilinçdışı tüm duygu, arzu, izlenimlere denir. Danışanın bilinçdışındaki problematik nesne ilişkileri, terapistin iç dünyasında kılık değiştirerek karşılık bulur. Yani kişi birtakım deneyimleri kapsayamadığı için projekte eder (yansıtır), yok sayar, bilinçdışına atar. Bilinçdışına attığı bu deneyimleri terapiste aktarır. Terapist üzerinde oluşan bu etkiye karşıaktarım denir.
Aktarım (transference); kişinin geçmişteki önemli ilişkilerinden kaynaklanan ilişki örüntülerinin şimdiki ilişkilerde canlanmasına denir. Danışanın içselleşmiş nesne ilişkileri terapistle olan ilişkisinde de kendini gösterir. Terapistle olan aktarımda hissedilen ilişki biçimlerini, duyguları konuşuyor olmak, danışanın dünyayla/insanlarla kurduğu ilişkiyi, bilinçdışını anlamamızı sağlar. Bu sayede semptomatik ilişkiler fark edilir ve bilince taşınır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Seans Ücreti Ne Kadardır?
Ankara’da psikodinamik psikoterapi tedavi yöntemini uygulayacak klinik psikolog ve/veya psikiyatristin taktir ettiği seans ücreti belirleyici olacaktır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Terapi Sürecinde Gizlilik
Gizlilik terapinin temel unsurudur. Danışan, terapide konuşulanların sır olarak saklanacağını bilmelidir. Bu ilke ancak danışan ya da 3. bir kişi ciddi fiziksel zarar görecekse bozulabilir. Terapistin danışanla ilgili 3. bir kişiye bilgi vermesi gerekirse, bu ancak danışanla konuşulduktan ve gerekli durumlarda yazılı/imzalı onay alındıktan sonra olacaktır.
Ankara’da Uzman Psikolog Olarak Bu Terapi Hakkında Ne Düşünüyorum?
Kendi psikoterapi sürecimde de tercih ettiğim psikodinamik psikoterapi, birçok psikiyatrik hastalıkta etkinliği kanıtlanmış bir yaklaşım olmasının yanı sıra kendini keşfetme arzusu olan herkesin sürecine başlayabileceği bir disiplindir.
Psikodinamik terapi, insanlığı ve insan ruhunu anlamaya çalışan entelektüel bir disiplindir. Bu nedenle de hastaların yanı sıra sanatçılar, müzisyenler, sosyologlar, edebiyatçılar, tarihçiler gibi birçok kişinin ilgisini çekmekte; insanlara mesleki anlamda da yeni bir anlayış sağlamaktadır.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Yaklaşımının Temel İlkeleri
“Bilinçdışının Kaşifi” olarak bilinen Freud bilinçdışını duygu, düşünce ve davranışları etkileyen güçlü bir kısım olarak tanımlamıştır. Bilinçdışı, bastırılan deneyimlerin bilinç alanı dışında tutulması sonrasında oluşur. Çocukluk çağındaki çatışmalı, kabul edilemeyen, travmatik anılar bilinçdışını oluşturur.
Semptomların altında bilinçdışı çatışmalar yatar. Savunmalar, bilinçdışı çatışmayı bilinçten uzak tutmak için işler. Savunma Mekanizmaları; olgun savunmalar, bastırma temelli nevrotik savunmalar ve bölmeye dayalı ilkel savunmalar olarak 3 grupta incelenebilir:
- Olgun Savunmalar: Sağlıklı savunmalardır. Bilinçli bir şekilde çatışma kabul edilir, farkındalık alanındadır. Kişinin çatışmaya gerçekliğe uygun bir çözüm bulmaya çalıştığı savunmalardır. Örneğin Baskılama (Supression) mekanizmasıyla “Bugün bu sorunu düşünmek istemiyorum çünkü uyuyacağım, yarın düşünürüm” denebilir. “Ödevimi yapmazsam öğretmenim bana kızacak” diye düşünmek Öngörme (Anticipation) savunma mekanizmasına bir örnektir. Çatışmayı mizah kullanarak yumuşatmak da sağlıklı bir savunmadır (Mizah-Humor). Sık kullanılan sağlıklı savunmalardan biri de Yüceltme’dir (Sublimation). Çatışma yaratan bir deneyim ya da duygu sonrasında kişinin bu çatışmayı ve/veya duyguyu kendine ya da bir başkasına yöneltmesi uygun olmayacaksa, bu çatışma gerçekliğe uygun şekilde giderilebilir. Örneğin öfkesini nasıl ifade edeceğini bilemeyen bir kişi cinayet romanı yazabilir, küfürlü şarkılar söyleyebilir.
Düşündüğümüzde çatışma yaratacak ve bu nedenle yok sayılmak istenen, semptom yaratan savunmalar batırma temelli nevrotik savunmalar ve bölmeye dayalı ilkel savunmalardır.
- Bastırma Temelli Nevrotik Savunmalar: Temel olarak bastırma savunma mekanizması kullanılır. Deneyimi yok sayma, bastırmadır. Bilinçte çatışma yaratan korku, utanç, suçluluk gibi duygulara yol açan deneyimler, bu savunmalarla bilinçdışına atılır ve yok sayılır. Bastırma (repression), ters tepki oluşturma (reaction formation), yansıtma (neurotic projection), yer değiştirme (displacement), duygusal yalıtım (isolation of affect), rasyonalizasyon (intellectualization) bu savunma mekanizmalarından bazılarıdır.
- Bölmeye (Splitting) Dayalı İlkel Savunmalar: Bölmeye dayalı savunma mekanizmalarında, bastırma temelli savunmalarda olduğu gibi çatışma yaratan deneyim tamamen bilinçdışına itilmez; bilinç içinde çatışma yaratan deneyim parçalara ayrılarak yok sayılır. Örneğin narsisistik kişilik bozukluğu olan hastalar belli bir anda büyüklenmeci kendilik ile özdeşleşip mükemmel hissederken kendileriyle ilgili yetersizlikleri hiç görmeyebilir. Başka bir anda ise kendilerini çok yetersiz hissedip yeterli yanlarını yaşantılayamayabilirler. Bölme (splitting), olgun olmayan örnek alma (primitive idealizasyon), devalüasyon (devaluation), yansıtmalı özdeşim (projective identification), tümgüçlülük (omnipotent control), ilkel inkar (primitive denial) bölmeye dayalı ilkel savunmalardan bazılarıdır.
Genellikle danışanı ilk dinlediğimizde “savunmalarına” dair hikayeler duyarız. Bunu şöyle düşünebiliriz; bir binaya girdiğimizde bizi ilk önce güvenlik karşılar. Savunmalar (yani güvenlik sistemi) deşifre edildikten sonra derin çatışmalar görülmeye başlanacaktır.
Çocukluk çağlarında çatışma yaratmış; nahoş, bilinci zorlayan utanç, korku, suçluluk gibi duygulanımlara yol açmış; bilincin kapsamı dışına attığı ve semptomlara yol açmış deneyimler, psikodinamik psikoterapi yöntemiyle bilincin kapsamı içine alınır (kapsayıcı bilinç-containment).
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapi Uygulama Süreci
İlk Seanslarda Neler Konuşulur?
Dinamik psikoterapide değerlendirme süreci çok önemlidir. Bu süreçte danışanın başvuru nedeni, işlevselliği bozan semptomların analizi, genel kişilik işleyişi, kişilik örgütlenmesi düzeyi değerlendirilir. Semptomların danışanın günlük hayatını, kendisi ve ötekilerle ilişkisini nasıl etkilediği araştırılır. Danışanın terapiye nasıl karar verdiği, terapiden beklentileri konuşulur. Bu bilgiler doğrultusunda danışanın ihtiyaç duyduğu tedavi hizmetine karar verilir. Danışanla klinik izlenim paylaşılır ve danışana iyi gelecek terapötik hizmetlerle ilgili bilgi verilir.
Danışan ve terapist psikodinamik psikoterapi sürecine başlamaya karar verirse, seans sıklığı ve günü belirlenir. Uygun gün ve saate randevu oluşturulur. Terapi amaçları tanımlanır. Danışanın tedaviden beklentileri gözden geçirilir ve netleştirilir. İlerleyen seanslarda psikodinamik psikoterapi, terapi süreci, seansların çerçevesi, terapistin ve danışanın yapması gerekenler hakkında danışana bilgi verilir. Çerçevenin netleşmesi çok önemlidir.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapide Terapistin Rolü ve Yaklaşımı Nasıldır? Terapötik ittifak Nasıl Kurulur?
“Empati” terimi sıklıkla duyduğumuz bir terimdir. Terapist danışanla empati kurarken, bunu sempatiyle (acıma, ilgi gösterme vb.) karıştırmaz. Danışanın yaşadığı duygunun mutlaka onaylanması, cana yakın karşılanması yani sempati gösterilmesi gerekmez. Danışanın hissetmekte olduğu duygu her ne olursa olsun yargılamadan “birlikte hissediyor olmak” ancak empatiyle mümkündür.
Psikodinamik psikoterapide en önemli nokta terapist ile danışan arasında kurulan terapötik ilişkidir. Bu ilişki, seansta neler konuşulduğundan daha önemlidir. Terapötik ilişkide nasıl hissedildiği, aktarım (transferans) belirtilerinin çalışılması, olumsuz ilişkilerle ilgili kurulan bağlantılar değişime yol açar.
Terapist, danışanın sözel olan ya da olmayan paylaşımlarını terapötik anlamda dinler. Terapötik dinleme; danışanın sözel çağrışımlarında, davranışlarında ve terapistle ilişkisinde gizli olan mesajları duymayı içerir. Tam da bu nedenle dinlemek, duymaktan ibaret değildir.
Terapötik ilişki, terapi zamanıyla ve mekanıyla sınırlı bir ilişkidir.
Terapistin iç dünyası, öznelliği, özel hayatı hakkında danışanın bilgisi olmamalıdır. Çünkü danışan terapisti tanıdığında, danışanın çatışmalarının bilince çıkması engellenmiş olacaktır.
Psikodinamik psikoterapi yöntemlerinde 3 temel analitik ilke vardır:
- Anonimlik: Terapist hakkında danışanın minimum bilgiye sahip olması gerekir. Anonimlik sağlanmadığında, çatışmaların bilinçdışından bilince aktarılmasına ket vurulmuş olur.
- Nötralite/Tarafsızlık: Terapist, danışanın tüm deneyimlerine açık olur. Deneyimler arasında taraf tutmaz.
- Perhiz: Terapist, danışanın çatışma yaratan deneyimlerini yok saymak için kullandığı savunmaları pekiştirmez. Örneğin; danışan seansı uzatmak istediğinde seans uzatılmaz.
Psikodinamik (Psikanalitik) Psikoterapinin Bilimsel Dayanakları Nelerdir?
Psikanaliz öğretisi büyük ölçüde Avusturyalı Nörolog Sigmund Freud’un katkılarıyla kurulmuş ve gelişmiştir. Freud’un ölümünden sonra bu gelişmeler durmamış, ilerlemeye devam etmiştir. Günümüzde psikanaliz Freud’un yaşadığı dönemde uygulandığı halinden birçok açıdan farklılık göstermektedir. Farklı ekol ve kuramlarla zenginleşmiştir. Bu gelişmeler sonucunda psikanalitik (psikodinamik) psikoterapiler tedavi yöntemi olarak hayatımıza girmiştir.
Günümüz psikanalistleri terapötik ilişkinin önemine Freud’a nazaran daha çok vurgu yapmaktadır. Psikoterapi sürecindeki esneklik, yaratıcılık ve kendiliğindenliğin öneminden daha fazla bahsedilmektedir. Psikanalitik tedavilerin etkinliği ve geçerliliği giderek artan araştırmalarla desteklenmektedir.
Kaynakça
Safran, D. J. (2014). Psikanaliz ve psikanalitik terapiler. İstanbul: Okuyan Us Yayınları.
Öztürk, O. (1983). Ruh sağlığı ve hastalıkları. Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği yayını.
Referanslar ve Sertifikalar:
Psikodinamik psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi, şema terapi gibi yöntemler psikologların ve/veya psikiyatristlerin çalışmış olduğu ekollerdir. Psikodinamik psikoterapi yapabilmek için uzun süreli uygulamalı ekol eğitimi görmek, kendi psikoterapi sürecinden geçmek veya geçiyor olmak, süpervize edilmek, psikanalitik disiplinin kurumsal ve teknik literatürüne hakim olmak, tedavi yöntem ve araçlarını iyi kullanabilmek gereklidir.
4 yılı aşkın süredir kendi psikoterapi sürecimden geçtiğim, Wabi Psiko-Dinamik Akademi tarafından gerçekleştirilen Uzm. Psikolog Hakan Kızıltan’ın düzenlediği “Dinamik Psikoterapide Kuram, Klinik, Teknik”, “Dinamik Psikoterapide İleri Düzey” eğitimlerini ve süpervizyonunu başarıyla tamamlamış olduğum psikodinamik psikoterapi yöntemi hakkında daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Son Yazılar.

Ankara’da klinik psikolog ile yapılan görüşmeler genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanır. Tedavi süreci, danışanın ihtiyaçlarına ve belirlenen terapi planına göre şekillenir. Görüşmeler devam ettikçe, danışanın belirtilerinde iyileşme sağlanması hedeflenir.

