Yas Terapisi Nedir?

Ölüm, kişinin kendi ahlaki değerleriyle yüzleşmesine, masumiyetini ve incinemez olma özelliğini yitirmesine yol açan bir süreçtir. Kişi ya ölüm gerçeğini reddeder ya da yaşamın sona ereceği gerçeğini algılayarak yaşama dair inançlarını-beklentilerini değiştirme yoluna gider.

Yas denildiğinde çoğunlukla sevilen birinin kaybı, yani ölüm akla gelse de farklı türde kayıplar da yas sürecine neden olabilir. Örneğin, kişinin duygusal bağ kurduğu bir nesnenin kaybı, beklenen bir sevgi nesnesinin yitirilmesi veya organ ve uzuv kaybı gibi somut kayıplar yas tepkilerini tetikleyebilir. Bunun yanı sıra, anneyi kaybetme korkusu, anne sevgisini yitirme kaygısı ya da süperego ile ilgili gelişimsel kayıplar da yas sürecini başlatabilir.

Her kişinin yas stili farklı olabilir. Yas terapisinde, kişinin yas stili keşfedilir. Danışanın kendisini ve diğerlerinin onu nasıl tanımladığı öğrenilir. Çünkü bazı durumlarda kişi, yaşadığı olayları ve kendisini değerlendirirken farkındalık geliştirmekte zorlanabilir. Savunma mekanizmaları devreye girdiğinde, objektif bir bakış açısıyla değerlendirme yapması güçleşebilir.

Danışanın yas tutma tarzı ile ailesininki arasında bir fark olup olmadığı araştırılır. Terapi sürecinde, danışanın kaybıyla ilgili neyi/neleri stresli bulduğu belirlenir. Stresli bulduğu durumla başa çıkma yöntemleri araştırılır. Şu an yaşanan kayıpta, danışanın neyi yararlı neyi zararlı bulduğu belirlenir. Danışanın kültürel, sosyal motifleri, dini inançları ve bunların yası nasıl etkilediği incelir. Bu inançlar, yas sürecini doğrudan etkileyen faktörlerdir.

Yas Sürecinde Psikolojik Destek Almak Neden Önemlidir?

Yas sürecinde psikolojik destek almak çok önemlidir. Çünkü sağlıklı tutulmamış yas, yaşamımıza gölge düşürür, enerjimizi yutar, durağan bir hayat yaşamamıza sebep olur. Bağlantı kurma yeteneğimizi bozar. Yas tutulmadığında kişi, eski sorunların, düşlerin ve ilişkilerin kölesi gibi kalır.

Tıpkı geçmişin melodisine göre dans eder ve bugüne ayak uyduramaz. Yas; kutlamalar, izinler, randevular gibi sıradan değişiklikleri yapma yetisinin bile içine işler ve yaşamın rengini değiştirir.

Yas yaşayan kişinin yardım talebi; kişinin ihtiyaçlarının farkında olduğunun, yardım almaya hazır olduğunun, yardım verene güvendiğinin göstergesidir.

Ölen kişiyle birlikte maddi koşullar bozulmuş ve/veya kişi, yardım arayamayacak kadar depresif, içine kapanmış olabilir. Ancak kişi profesyonel yardım almakla ilgili başvuruda bulunmalı ve durumunu anlatmalıdır. Bu motivasyonu yoksa, yakınları tarafından mutlaka desteklenmelidir.

Kayıp Yaşayan Bir Kişi Terapiye Ne Zaman Başvurmalıdır?

Kaybı olan herkese yardım önerilebilir. İki ayı aşan sürede depresyon belirtileri şiddetli bir şekilde devam ediyorsa, kişiye profesyonel bir destek alması tavsiye edilir. Yardım talebi olan herkese yardım edilmelidir.

Normal yas süreci, 5 evreden oluşur: yadsıma, öfke, inkar, depresyon-kabullenme, yeniden yapılanma. Yeniden yapılanma evresi, kişinin kaybıyla yaşamayı öğrenmesini ve hayata uyum sağlamasını içerir. Bu aşamaya ulaşamayan ve önceki evrelerde takılan bireyler, yas sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlayamaz. Bu durumda, profesyonel destek almak ve terapiye başvurmak faydalı olabilir.

Ayrıca, kişi uzamış veya travmatik yas süreci yaşıyorsa, mutlaka profesyonel bir destek alması önerilir.

Kayıp ve Yas Yaşayan Kişiler Neden Terapi İçin Başvurmaz?

Yas sürecindeki bireyler, hasta olarak damgalanmaktan endişe edebilir, yoğun anksiyete yaşayabilir ve kendilerine olan güvenlerini kaybedebilirler. Yaşadıkları durumu olağan karşılayabilir ve baş etme mekanizmalarının yardım talep ettiklerinde zayıflayacağını düşünebilirler. Ayrıca, yaslarını bırakmak istemeyebilirler.

Kaybı Kabullenmek Neden Zor Olabilir?

Kişinin duygusal yapısı, kaybı kabullenmesini zorlaştırabilir. Çocukluk gereksinimleri yeterince karşılanmamış ya da bir dizi kayba uğramış kişiler keder duymakta güçlük çekebilirler.

Kaybedilen ilişkinin özgül doğası, kabullenme sürecini etkileyen önemli bir faktördür. Aşırı bağımlı ya da bitmemiş meselelerle yüklü bir ilişkinin bırakılması daha zordur. Araştırmalara göre, çatışmalı ilişki yaşanan birinin kaybı daha karmaşık olabilir.

Kabullenme sürecinde yitimin nasıl gerçekleştiği önemlidir. Birisi aniden ya da kötü biçimde ölürse, bu ölümü kabullenmek daha güç olur.

Günümüzde, kederin dışa vurulmasına yönelik bazı kısıtlamalar vardır. “Gözyaşlarını içine akıt” gibi ifadeler, yasın kabullenilmesini ve yaşanmasını engelleyebilir. İncinebilirliğimizle, hem yitirebileceğimiz hem de yitebileceğimiz gerçeğiyle yüzleşmek yerine, “Duygusuzluk-Güçlülük Felsefesi”ni yüceltmek ve yas tutanları duygularını bastırmaya, gözyaşlarını içine akıtmaya teşvik etmek doğru değildir ve bundan kaçınılmalıdır.

Yas Sürecinde Hangi Psikolojik Belirtiler Görülür?

Yas tutma sürecinde görülen bazı psikolojik tepkiler aşağıda sıralanmıştır:

  • Ölenin imajı ile zihinsel meşguliyet içinde olma
  • Suçluluk duygusu
  • Düşmanca tepkiler
  • Kayıptan önceki gibi işlev görememek
  • Kaybedilen kişinin bazı davranışlarını taklit etmek
  • Kaybedilen kişiyle özdeşleşmek
  • Ölüme inanamama, şok, inkar
  • Ağlama, arama, iç çekme
  • Sürekli ölenle birlikte olma isteği
  • Çaresizlik duygusu
  • Organize bir aktiviteyi başlatamama
  • Günlük rutini önemsiz bulma

Yas Tutma Sürecinde Hangi Fiziksel Belirtiler Ortaya Çıkabilir?

Yas tutma sürecinde görülen bazı fiziksel belirtiler aşağıda sıralanmıştır:

  • Boğulma
  • Nefes alamama
  • İç çekme (genellikle dalgalanmalar tarzında)
  • Güç kaybı
  • İştahsızlık
  • Çabuk yorulma

Uzun Süren Yas Tehlikeli midir?

Uzamış yas belirtileri aşağıda sıralanmıştır:

  • Tepkinin çarpıtılması
  • Özel kişilere karşı düşmanlık
  • Düşmanca duyguları saklamak için gösterilen aşırı çaba sonucu kişinin resmi görünmesi, duyguların yaşanamaması
  • Sosyal etkileşim kaybı
  • Yapılan bazı aktivitelerle ekonomik/sosyal varlığın tehlikeye sokulması

Uzamış yas ciddi riskler barındırabilir. Bu süreçte alkol ve madde kullanımında artış görülebilir, özellikle daha önce alkol kullanan erkekler kayıp sonrası tüketim miktarını yükseltebilir. Ayrıca, intihar riski de belirgin şekilde artar ve bu risk yardım arayan bireylerde, genç dullarda ve yaşlı dul kadınlarda daha yüksek olabilir.

Özellikle geçmişte depresyon öyküsü olan, intihar girişiminde bulunmuş veya alkol-madde kullanımı geçmişi bulunan bireyler için uzamış yas süreci daha da tehlikeli hale gelebilir.

Yas Sürecinde Depresyon ve Kaygı Belirtileri Normal midir?

Yas sürecinde depresyon ve kaygı gibi belirtiler gözlenmesi normaldir ancak bu belirtilerin uzun süre devam ediyor olması normal değildir. Araştırmalara göre, kaybın ilk yılında yas sürecinde olan kişilerin %45’inde depresyon belirtileri görülmektedir. Yasın ilk ayında depresyon gelişme oranı %17 olup, bu belirtiler bir yıl boyunca devam edebilir. Bir yılın sonunda ise depresyonun devam etme oranı %4’tür.

Yas sürecinde depresyon ve kaygı belirtileri ortaya çıkabilir. Önemli olan, bu belirtilerin hangi noktadan sonra normal yas tepkilerinden ayrılarak tedavi gerektiren bir duruma dönüştüğünü belirlemektir.

Yas sürecinde kişi, kaybı nedeniyle “dünyanın küçüldüğünü ve daraldığını” hissederken, depresyondaki kişi ise kaybın etkisiyle psikolojik olarak “kendisinin küçüldüğünü ve değersizleştiğini” hisseder.

Normal yas, ucunda ışık görünen karanlık bir tünel gibidir; kişi, zamanla ve doğal sürecinde bu yolu yardımsız bulabilir. Depresyon ise bir yer altı mezarlığını andırır; kişi burada tek başına dolaşır, çıkış yolu bulmakta zorlanır. Ancak, profesyonel destekle bu karanlıktan çıkmak ve yeniden gün ışığını görmek mümkündür.

Yas ve Kayıp Terapisi Nasıl Yapılır?

Yas ve kayıp terapisinin temel amacı, yas tutan kişinin duygularını paylaşmasını sağlamak, yas sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamasına yardımcı olmak ve kaybettiği kişiyle olan bağını farklı bir şekilde sürdürerek yaşamına devam etmesine destek olmaktır.

Psikoterapi görüşmelerinde, ölüm ve yas süreci hakkında bilgilendirme yapılır. Yaşanan duygu ve düşüncelerin normal olduğu vurgulanarak kişiye destek sağlanır. Ayrıca, bireyin duygularını ve düşüncelerini ifade etmesi teşvik edilir.

Yas tutan kişi, kaybın getirdiği duygusal sürecin doğal bir parçası olarak acı çekeceğini ve bu acının anında geçmeyeceğini, belirli bir süre boyunca devam edebileceğini kabullenmelidir.

Terapist, kişinin acısı ve kaybıyla başa çıkmasına destekleyici bir yaklaşımla eşlik eder. Anlayışlı ve empatik bir tutum sergiler. Yönlendirici veya öğüt verici olmak yerine, bireyin yas sürecini sağlıklı şekilde deneyimlemesine yardımcı olur.

Yas terapisinde, terapist danışana yas sürecinde sakin ve sabırlı olmasında yardımcı olur. Mümkünse cenaze ve anma törenlerine katılarak vedalaşma sürecini tamamlaması desteklenir. Büyük ve önemli yaşam değişikliklerini bir süre erteleyerek duygusal olarak daha sağlıklı kararlar almasına yardımcı olunur. Kendi fiziksel ve ruhsal sağlığına özen göstermesi, düzenli beslenme, uyku ve egzersiz gibi temel ihtiyaçlarını ihmal etmemesi teşvik edilir. Alkol ve sakinleştirici ilaç kullanımından kaçınmasının, yas sürecinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağı vurgulanır.

Danışanın, kaybın ardından ölen kişiyle farklı bir şekilde bağ kurmanın yollarını keşfetmesi desteklenir. Yeni sosyal etkileşimlere açık olması ve hayata yeniden uyum sağlaması teşvik edilir. Ayrıca, gerçekçi sorunlarla yüzleşebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirmesi konusunda yardımcı olunur, böylece yas sürecini sağlıklı bir şekilde yönetmesi sağlanır.

Yas Sürecinde Terapi Hangi Aşamalardan Oluşur?

Kayıp ve yas tedavisinde alıştırma egzersizleriyle kişinin, kaybı hatırlatan şeylerin üzerine gitmesine yönelik pratikler yapılır.

Genellikle kişilerin aşırı yas tutmaya yönelik davranışları olur (her gün kabristan ziyaretinde bulunmak gibi). Bu davranışları değiştirmekle ilgili egzersizler yapılır. Böylece kişinin yasından ayrılması hedeflenir.

Yas sürecinde suçluluk, pişmanlık gibi duygular çok sık görülür. Bu duygu ve düşüncelerin anlaşılması önemlidir.

Kişi, yaşadığı kayıp sonrası hissettiği yoğun duygularla baş etmekte çok zorlandığında, sağlıksız savunma mekanizmaları geliştirebilir. Yanlış baş etme mekanizmaları saptanır ve bunlara yönelik müdahaleler yapılır.

Kayıp sonrasında aslında hayat devam etmektedir ancak yas tutan kişi bu konuda zorluk yaşayabilir. Psikoterapi görüşmeleriyle, “onsuz” bir yaşama hazırlık hedeflenir ve kişinin bu duruma uyum sağlamasına destek olunur.

Terapi Seansları Ne Sıklıkla Yapılır?

Psikoterapi seansları genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanmaktadır.

Hangi Terapi Yöntemleri Yas Sürecinde Etkili Olabilir?

Yas sürecinde etkili olabilecek terapi yöntemleri arasında psikodinamik psikoterapi, destekleyici terapi, bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlar yer almaktadır.

Yas Terapisi Bireysel mi, Grup Terapisi Şeklinde mi Yapılır?

Yas terapisi bireysel veya grup terapisi şeklinde yapılabilir. Yas destek grupları, bireysel terapi sürecini destekleyebilir.

Kayıp Sonrası Duygular Nasıl Yönetilir?

Kayıp sonrası duygular yoğun yaşanabilir ve kişi, bu duyguların altında ezilmekten korkabilir. Duygularında kaybolan birey, işlevselliğini kaybedebilir. Yoğun duygu ifadesi yaşayan kişi, yas hakkında konuşamayanları anlamakta zorlanabilir.

Kayıp sonrası yaşanan duygusal tepkilerin normal olduğunu kabullenmek, bunları yönetebilmek için ilk adımdır. Kişi, duygularını ifade etmeli ve ani değişimlere hazırlıklı olmalıdır. Üzüntüsünü ve kayıp duygusunu dile getirebilmeli, ağlayabilmeli ve başkalarıyla paylaşabilmelidir. Ayrıca, destek istemekten çekinmemelidir.

Yas Sürecinde Öfke, Suçluluk ve Pişmanlık Hissi Nasıl Ele Alınır?

Öncelikle kişi, suçluluk, öfke ve pişmanlık hislerinin normal duygular olduğu konusunda bilgilendirilir. Kişi, suçluluk duygularını dile getirmeli, öfkesini tanımalı ve kabullenebilmelidir. Yaptığı/yapmadığı veya söylediği/ söylemediği şeyler için kendini affetmelidir.

Travmatik Yas Nedir?

Travmatik yas, kişinin bir yakınını kaybetmesi ve yaşadığı kayba bağlı gelişen sorunların yaşantısını ve işlevselliğini önemli derecede etkilemesi olarak tanımlanabilir. Kaybın üzerinden en az altı ay geçmesine rağmen her gün ya da yeti yitimine neden olacak düzeyde kaybedilen kişiye özlem duyulur.

Travmatik yas sürecinde kişi, kaybettiği kişiye derin bir özlem duyar, onun yokluğunu yoğun şekilde hisseder ve birlikte olma arzusunun gerçekleşememesi nedeniyle hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük bir acı yaşar.

Travmatik Yas Belirtileri Nelerdir?

Travmatik yas belirtileri aşağıda sıralanmıştır:

  • Otorite figürlerine karşı öfke ve isyan
  • Duygu kontrolüne yönelik çabalar
  • Kayıp duygusunu hissetmeksizin aşırı aktivite içinde olmak
  • Güvensizlik
  • Sosyal geri çekilme
  • Anksiyeteli bağlanma
  • Aşırı ilgi gösterme
  • Ağlama isteği ve bastırma çabaları

Travmatik Yas Risk Faktörleri Nelerdir?

Travmatik yas risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır:

  • Ölen kişi ile ilişki
  • Sosyal çevre
  • Geçmiş faktörler
  • Kişilik özellikleri
  • Kayba ait faktörler
  • Düşük sosyo-ekonomik düzey
  • Ölüm biçimi
  • Ölümün önlenebilir olduğunu düşüncesi
  • Eş zamanlı ortaya çıkan stres ortamı
  • Matem törenlerinin yapılıp yapılmaması
  • Ölümden sorumlu olduğunu hissetme
  • Ölüm sonrası aile içi rol değişimi yaşanması
  • Ölüme tanıklık etme
  • Ölenin yaşı

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Yas Sürecinde Nasıl Yardımcı Olur?

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımı, yas sürecinde bireyin işlevsel olmayan otomatik düşüncelerini fark etmesini ve bunların yerine daha sağlıklı alternatifler geliştirmesini hedefler. Suçluluk, pişmanlık gibi duyguların düzenlenmesi amaçlanırken, kişi kayıp sonrası geliştirdiği kaçınma davranışlarıyla da çalışılır. Örneğin, cenaze törenlerine katılamama veya hasta kişileri ziyaret edememe gibi kaçınma davranışlarının sistematik olarak üzerine gidilerek zamanla azalması sağlanır.

Eğer yas sürecinde depresyon, kaygı bozukluğu veya travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi ek tanılar ortaya çıkmaya başladıysa, buna yönelik bir tedavi planı oluşturulur. BDT ayrıca bireyin başkalarıyla bağ kurmasını, duygularını paylaşmasını ve acıyla sağlıklı bir şekilde yüzleşmesini destekleyerek yas sürecinin daha sağlıklı tamamlanmasına yardımcı olur.

EMDR Terapisi Yas ve Travma Sonrası Kullanılabilir mi?

Evet, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, yas ve travma sonrası süreçlerde kullanılan bir yaklaşımdır.

Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) Yas Sürecinde Nasıl Fayda Sağlar?

Kişi, geçmişe dalıp şu andan koptuğunu fark ettiğinde, mindfulness teknikleriyle tekrar ana dönebilir. O an hissettiği duyguların, bedeninin ve çevresinin farkına vararak bilinçli bir şekilde deneyimlerini yaşayabilir. Bu süreç, kişinin duygularını kabul etmesine ve anda kalmasına destek olur.

Sanat Terapisi veya Müzik Terapisi Yas Sürecinde Etkili midir?

Evet, birçok ruhsal hastalıkta olduğu gibi yas sürecinde de sanat veya müzik terapisi destekleyici bir rol oynayabilir. Doğrudan bir tedavi yöntemi olmasa da, bireyin duygularını ifade etmesine ve yas sürecini sağlıklı bir şekilde işlemesine yardımcı olabilir.

Grup Terapileri Yas Sürecine Nasıl Katkı Sağlar?

Grup terapileri, benzer kayıplar yaşamış kişilerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmalarına olanak tanır. Bu süreç, bireyin yalnız olmadığını görmesini sağlar ve duygularını ifade edebileceği güvenli bir alan sunar. Diğer katılımcıların baş etme yöntemlerinden öğrenmek, yas sürecini anlamlandırmaya yardımcı olabilir. Kişi, yaşadığı duyguların normal olduğunu fark ederek süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetebilir.

Yas Sürecinde Terapi Almak İçin Psikoloğa mı Gitmek Gerekir?

Psikiyatristler ilaç tedavisinin yanı sıra psikoterapi de uygulayabilir, ancak ağırlıklı olarak ilaç tedavisiyle destek sağlarlar. Psikologlar ise psikoterapi yöntemleriyle danışanlara rehberlik eder. Yas sürecinde psikoloğa başvurmak yaygın ve etkili bir seçenektir. Ancak, kişinin işlevselliği ciddi şekilde bozulduğunda, bir psikiyatristin değerlendirmesi ve yönlendirmesi gerekebilir.

Psikiyatri Desteği Yas Sürecinde Ne Zaman Gereklidir?

Kişinin ailevi, sosyal veya mesleki işlevselliğinde ciddi bozulmalar yaşaması, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya kaybı bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlıkların yas sürecine eşlik etmesi, kendine zarar verme ya da intihar düşüncelerinin ortaya çıkması gibi durumlarda psikiyatrist desteği almak gerekli olabilir.

Yas Sürecinde İlaç Tedavisi Gerekir mi?

Evet, yas sürecinde bazı durumlarda ilaç tedavisi gerekli olabilir.

Online Yas Terapisi Etkili midir?

Evet, günümüzde online terapiler mümkündür ve etkili sonuçlar alınmaktadır. Bu sayede şehir dışındaki danışanlarla da rahatlıkla görüşmeler yapılabilmektedir.

Yas Terapisi Süresi Kişiye Göre Değişir mi?

Evet, yas terapi süreci kişiden kişiye farklılık gösterir. Kişinin yas tutma stili, yas sürecine eşlik eden depresyon veya kaygı bozukluğu gibi ek tanıların varlığı, bireysel risk faktörleri ve destek sistemleri bu süreci etkileyebilir.

Kaynakça

  • Çalışmalarda, K. Y. Komplike Yas ve Komplike Yas Tedavisi.
  • Bildik, T. (2013). Ölüm, kayıp, yas ve patolojik yas. Ege Tıp Dergisi, 52(4), 223-229

Kişisel danışmanlık alın.

Son Yazılar.

  • ankara psikolog
    1 Şubat 2025Blog11 min

    Ankara’da klinik psikolog ile yapılan görüşmeler genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanır. Tedavi süreci, danışanın ihtiyaçlarına ve belirlenen terapi planına göre şekillenir. Görüşmeler devam ettikçe, danışanın belirtilerinde iyileşme sağlanması hedeflenir.