Doğrudan sonuca ve eyleme odaklanan Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi’de, çocuk psikologları için klinik tanı koymaktan ziyade, çocukla birlikte ulaşılabilir hedefler belirlemek çok daha büyük bir önem taşır.

Bu yöntemle daha çok bugün ve gelecek baz alınır. Danışanla iş birliği yapılır ve cevaplar yeniden yapılandırılır. Danışanın hayatında çözümlerin nerede olduğuna dair ipuçları bulmak için çözüm odaklı terapinin tekniklerini kullanılır.

Çözüm odaklı terapi, diğer yaklaşımlardan nasıl ayrılır?

Çözüm odaklı terapiyle kısa sürede yüksek etki, hızlı değişim ve danışanın yüksek memnuniyeti hedeflenir. Aslında bir ekol değildir ancak çocuk psikologları için alet çantası gibi düşünülebilir.

Diğer terapi ekollerinden farklı olarak bir teşhis konulmaz, olay patolojik olarak değerlendirilmez. Danışanların zaten yapmakta oldukları şeyler arasından işe yarar olanları araştırılır ve desteklenir. Danışanların yaptıkları şeyler işe yarar değilse farklı şeyler yapmaya teşvik edilir.

Diğer yaklaşımlara kıyasla kısa sürelidir.

Çocuğun hayatında istisnalar (problemin olmadığı anlar) nasıl bulunur?

Çözüm odaklı terapide temel amaç, probleme aşırı vurgu yapmak yerine çocuğun yetersizliklerine odaklanmayı bırakıp, onun güçlü yanlarını ve başarılarını öne çıkarmaktır. Çünkü her sorunlu döngünün içinde, o sorunun yaşanmadığı ya da daha az yaşandığı istisnai anlar mutlaka vardır.

Çocukların hayatındaki bu istisnaları bulmak ve onları sürdürmeleri için teşvik etmek adına şu adımlar izlenebilir:

  • Geçmiş Başarılara ve Farklı Günlere Odaklanmak: Çocuğun sürekli başarısız ya da sorunlu olduğu inancını kırmak için, problemin ortaya çıkmadığı o nadir anlar cımbızla çekilmelidir. Nasıl Yapılır? (Soru Kalıbı): Her şeyin çok kötü gittiğini düşündüğün bu haftada, diğer günlere göre biraz daha rahat hissettiğin, öğretmeninin seni takdir ettiği ya da arkadaşlarınla daha iyi anlaştığın gün hangisiydi? O gün diğer günlerden farklı olarak ne yaptın?
  • Doğru Yapılanları Fark Etmek ve İşleyeni Aramak: Hataları ayıklamaya çalışmak süreci uzatır; bunun yerine çocuğun doğru yaptığı eylemleri bulup büyüterek kartopu etkisini başlatmak gerekir. Psikoloğun en önemli görevi de çocuğu bu doğruları sürdürmesi için cesaretlendirmektir. Nasıl Yapılır? (Soru Kalıbı): Geçen hafta matematik sınavından beklediğinden daha iyi bir not aldığını fark ettim. O sınava hazırlanırken ya da dersteyken neyi doğru yaptın ki bu başarı gerçekleşti? Bu hafta aynı şeyi diğer derslerin için nasıl uygulayabiliriz?
  • Çocuğun Kendi İçsel Gücünü ve Başa Çıkma Kaynaklarını Hatırlatmak: Her çocukta kendi problemini çözecek potansiyel ve güçlü yönler mevcuttur. İstisnalar, çocuğun bu gücü geçmişte zaten kullandığının kanıtıdır. Nasıl Yapılır? (Soru Kalıbı): Geçen dönem de benzer bir arkadaşlık sorunu yaşamıştın ama bir şekilde bunun üstesinden gelip tekrar oyunlara dahil olmuştun. O zaman bunu nasıl başarmıştın? İçindeki hangi güçlü yönün (sabırlı olman, iyi resim yapman, paylaşımcı olman vb.) sana o zaman yardımcı olmuştu?

Okul başarısızlığında Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımı ile nasıl hızlı sonuç alınır?

Aşağıda, okul başarısızlığı yaşayan öğrencilerde Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımıyla nasıl sonuç alınabileceğini gösteren bazı örneklere yer verilmiştir:

  • Sorunun çözümüne ilişkin karmaşık yöntemler yerine “işleyeni/işe yarayanı yap” yaklaşımı, danışmayı daha etkili hale getirmektedir.

Örneğin: Öğrencinin neden ders çalışmadığını anlamak için, “Geçen hafta hangi dersin ödevini tam yaptın ve o gün bunu nasıl başardın? Gel aynı taktiği bu ders için de uygulayalım” diyerek doğrudan işe yarayan yöntemi kopyalayabiliriz.

  • Çözüm odaklı terapi, küçük değişimler ve makul amaçlar üzerine odaklandığından, okul ortamlarındaki danışma gerçekliğine daha uygundur.

Örneğin: Matematikten sıfır çeken bir öğrenciye “Dönem sonuna kadar takdir alacaksın” gibi gerçekçi olmayan büyük bir hedef koyup gözünü korkutmak yerine, “Bu haftaki sınavda sadece 2 tane neti nasıl artırırız, gel buna çalışalım” diyerek mikro hedeflerle hızlı ivme yakalayabiliriz.

  • Çözüm odaklı terapi danışanın güçlü yanlarına, sahip olduğu kaynaklara, başarılarına ve umuda vurgu yapar.

Örneğin: Öğrencinin zayıf notlarına odaklanıp moralini bozmak yerine, çok iyi olduğu resim dersini veya sınıftaki liderlik becerisini (kaynaklarını) bulup, “Bu güçlü odaklanma yeteneğini tarih dersindeki tarihleri ezberlerken nasıl kullanabilirsin?” diyerek var olan gücü başarısız olduğu alana aktarabiliriz.

Öğretmenler ve okul yönetimi çözüm sürecine nasıl dahil edilir?

Çözüm odaklı terapi kavramsal olarak basit ve yoğun altyapı gerektirmediğinden aileler, öğretmenler ve okul idaresi için daha cazip olabilir. Örneğin: Öğretmenler odasında ayaküstü bir konuşmada öğretmene uzun psikolojik analizler anlatmak yerine, ona sadece “Hocam, bu hafta çocukta azıcık da olsa olumlu gördüğünüz en küçük şey neydi?” diye sorarak onu sürece katılabilir.

Çözüm odaklı terapi farklı ve çeşitli fikirlerin ve inançların kabulünü destekler.

Örneğin: Okul idaresinin “Disiplin cezası vermeliyiz” fikriyle çatışmak yerine, “Disipline gitmediği günleri nasıl çoğaltabiliriz?” diyerek idarenin motivasyonunu çözüme dönüştürebilir.

Çözüm odaklı terapi çoğu şeyin işe yaramaz göründüğü durumlarda sayısız strateji ve fikir sağlayabilir.

Örneğin: Sınıfta sürekli düzeni bozan bir öğrenci için öğretmene “Çocuk ayağa kalktığında tahtaya yazı yazma görevi vererek enerjisini yönlendirelim” gibi dersin akışını bozmayacak, öğretmenin de işini kolaylaştıracak pratik bir alternatif sunulabilir.

Küçük adımlar ilkesiyle çocukta özgüven inşası nasıl sağlanır?

Çözüm odaklı terapide duygular, ruhsal durum ya da iletişim gibi gözlenmesi kolay olmayan kişisel deneyimlerdeki değişiklikleri saptamak için, derecelendirme soruları kullanılır. Derecelendirme sorusunda, danışandan, 0-10’luk bir ölçek üzerinde bir sorunu veya bir çözümü değerlendirmesi istenir: “0 ile 10 değerleri arasında bir ölçek düşünün. Bu ölçekteki 0 değerini, özgüveninizin kendinizi en yetersiz, en çekingen hissettiğiniz ve terapiye ilk geldiğiniz an; 10 değerini ise, bir mucizenin gerçekleştiği, kendinize tamamen güvendiğiniz ve hak ettiğiniz değeri kendinize verdiğiniz o an olarak düşünün. Şu andaki özgüven durumunuza kaç puan verirdiniz?

Danışan sadece 0’dan 1’e bile ilerlemiş olsa, gelişmiş sayılır. Derecelendirme sorularıyla küçük adımları belirleyebiliriz. İlerleme için çocuğun bunu nasıl başardığını ve ölçekte bir numara daha yukarıya gidebilmesi için ne yapması gerektiğini düşünürüz.