Çocuk Psikoloğu Nedir ve Ne Yapar?

Psikoloji lisans eğitimlerinin ardından klinik psikoloji veya gelişim psikolojisi alanında yüksek lisansını tamamlamış uzmanlara çocuk psikoloğu denir. Aynı zamanda çocuk psikoloğu olmaya dair gerekli teorik eğitimlerini tamamlamış ve süpervizyon süreçlerini geçmiş çocuk psikologlarına ise çocuk terapisti denir.

Kişi, kendisiyle ve çevresiyle denge halinde olmasına ruh sağlığı deriz. Çocuklar yetişkin olana kadar hem ruhsal hem de fiziksel olarak birçok değişim geçirir. Gelişen ve değişen kısımlar içerisinde gelişim dönemlerinden farklılık görülüyorsa bir çocuk psikoloğundan destek almak gerekebilir. Bir dönemde yaşanan bir aksaklık veya güçlük, diğer dönemleri de etkileyecektir. Yetişkinlik döneminde görülen birçok ruhsal sıkıntının sinyalleri aslında çocukluk çağında da kendini göstermiştir.

Gelişim dönemlerinde görülen güçlükler, çocuğun hayatında birçok sıkıntıya yol açabilir. Örneğin, tuvalet eğitimini almasını beklediğimiz bir çocukta altını ıslatma davranışı görülüyorsa, çocuk bundan utanç duyabilir. Bir yakınının evine yatıya gidemez. Benzer şekilde aile için de güç bir durum olacaktır. Bu ve benzeri şekillerde çocuk psikologları, hayatlarının bir dönemlerinde bazı konularda güçlük yaşayan çocuklara yardımcı olan uzmanlardır.

Çocuk psikologları, çocuk terapilerinde öncelikli olarak oyun terapisi yapar. Masal terapisi, çocukların çizimlerini yorumlama gibi tekniklerden yararlanır; moxo testi, zeka testi, okula hazırlık testi gibi bazı testler uygularlar.

Çocuk Psikoloğuna Hangi Durumlarda Başvurulur?

Birçok psikopatolojik belirti çocukluk çağında ortaya çıkmaya başlar. Çocukta gelişimsel veya ruhsal bir problem olduğu düşünüldüğünde bir çocuk psikoloğuna başvurulabilir.

Çocuk psikoloğuna başvurulabilecek bazı durumlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Gelişimsel Problemler: Öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile konuşma ve dil bozuklukları gibi gelişimsel aksamalarda çocuk psikologları destek sağlar.
  • Çocukluk Çağı Yeme Bozuklukları: Anoreksiya nevroza, bulimiya ve obezite gibi beslenme ve beden algısına dayalı problemlerinde uzman yardımına başvurulur.
  • Davranışsal ve Duygusal Güçlükler: Çocuklarda görülen agresif davranışlar, öfke patlamaları ve kendine zarar verme eğilimleri, uzman eşliğinde ele alınması gereken önemli işaretlerden olabilir.
  • Dijital Bağımlılıklar: Günümüzde sıkça karşılaşılan kontrolsüz internet, telefon ve tablet kullanımı, ekran bağımlılığı çocukların günlük yaşamını ve gelişimini olumsuz etkilediğinde psikolojik destek alınabilir.
  • Kayıp ve Yas Süreçleri: Bir aile yakınının kaybı veya ağır bir hastalığa yakalanması durumunda çocuğun bu duygusal yükle sağlıklı bir şekilde baş edebilmesi için yas danışmanlığı verilir.
  • Psikosomatik ve Bedensel Yakınmalar: Tıbbi bir sebebi bulunamayan kronik baş ve karın ağrıları gibi fiziksel şikayetler, duygusal sıkıntıların bedenleşmiş hali olabileceği için psikolojik değerlendirme gerektirir.
  • Uyku Problemleri: Gece terörü, kabuslar, uykuya dalmakta zorlanma ve sık uyanma gibi durumlar için çocuk psikologlarından yardım alınabilir.
  • Okul ve Uyum Sorunları: Okula gitmek istememe, kronik geç kalma, akademik başarıda ani düşüş, ders stresi ve akran zorbalığı gibi durumlarda psikolojik destek sürecine başvurulabilir.
  • Travmatik Yaşantılar: Aile içi şiddet ve çocuk istismarı gibi ağır travma oluşturan deneyimlerin çocuk üzerindeki yıkıcı etkilerini onarmak amacıyla psikoterapi uygulanır.
  • Duygudurum Bozuklukları: Çocukluk çağı depresyonu gibi çocuğun mizaç ve duygusal dengesini bozan durumlarda profesyonel yaklaşım büyük önem taşır.
  • Koruyucu ve Önleyici Aile Danışmanlığı: Kriz durumlarının yanı sıra yaşam evrelerindeki geçişlerde de uzmana başvurulabilir. Örneğin; ebeveynlerin boşanma sürecini çocuğa nasıl açıklayacakları veya ailedeki ciddi bir hastalığı çocuğa nasıl aktaracakları konusunda rehberlik sunulur.
  • Cinsel kimlik ve yönelim danışmanlığı

Çocuğumu Ne Zaman Psikoloğa Götürmeliyim?

Her yaş döneminin kendine özgü gelişimsel özellikleri vardır. Çocukta görülen bir davranışın normal mi yoksa müdahale gerektiren bir durum mu olduğunu anlayabilmek için, çocuğun hangi gelişim döneminde olduğuna ve bu dönemin gelişimsel ödevlerini karşılayıp karşılamadığına bakılması gerekir. Örneğin; 1 yaşındaki bir çocuktan akıcı cümleler kurmasını veya masal anlatmasını bekleyemeyiz. Ancak 7 yaşındaki bir çocuk anlamlı ve akıcı cümleler kurmakta güçlük çekiyorsa, profesyonel bir destek alması gerektiği sonucuna varabiliriz. Kısacası çocuk, içinde bulunduğu yaş döneminin gelişimsel özelliklerini sergilemiyorsa veya gelişim basamaklarında farklılık gözlemleniyorsa bir çocuk psikoloğuna başvurulabilir.

Bunun yanı sıra, çocukta görülen bazı tutum ve davranışlar onun günlük yaşam işlevselliğini bozmaya başladıysa da bir uzmandan destek alınmalıdır. Örneğin, okula yeni başlayan bir çocuğun bir süre arkadaş edinmekte güçlük yaşamasını bekleyebiliriz. Ancak bu çok uzun sürüyorsa çocuğa arkadaş edinmekte zorlanma, okula uyum problemleri, içe kapanıklık gibi alanlarda destek vermek yararlı olacaktır.

Çocuklarda Görülebilen Psikolojik ve Davranışsal Problemler Nelerdir?

Aşağıda çocuklarda görülebilen bazı psikolojik ve davranışsal problemler sıralanmıştır:

  • Duygudurum ve Kaygı Bozuklukları: Ayrılık kaygısı, fobiler, çocukluk çağı depresyonu ve sosyal kaygı.
  • Davranış ve Uyum Problemleri: Öfke krizleri, saldırganlık, sınırları reddetme, tırnak yeme, parmak emme ve alt ıslatma.
  • Benlik ve Özerklik Problemleri: Özgüven eksikliği, ebeveyne aşırı bağımlılık ve yaşına uygun sorumluluk alamama.
  • Nörogelişimsel Güçlükler: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEHB), özel öğrenme güçlüğü (disleksi) ve konuşma/dil gecikmeleri.
  • Okul ve Sosyal Yaşam Problemleri: Okul reddi, akran zorbalığı, arkadaş edinme güçlüğü ve akademik başarıda ani düşüş.
  • Fizyolojik ve Psikosomatik Bozukluklar: Uyku bozuklukları (gece terörü vb.), seçici yeme/yeme reddi ve sebebi bulunamayan baş/karın ağrıları.
  • Travma ve Yaşam Krizleri: Boşanma, taşınma, kayıp/yas süreçleri, ihmal ve istismar sonrası gelişen tepkiler.

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); dikkat, dürtüsellik, hiperaktivite ve zamanlama güçlükleri ile kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan bozukluklardan biridir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişilerdeki temel problem davranışlarını kontrol edememektir. “Freni olmayan bir araçta daha önceki kazalarınızı hatırlasanız, sonucun ne olacağını biliyor olsanız dahi duramazsınız.”

DEHB, çocuğun akademik başarısını, gündelik planlamasını, sosyal ilişkilerini ve özgüvenini doğrudan etkileyebilir. Belirtileri genel olarak dört temel alanda ortaya çıkar:

  • Dikkat Eksikliği: Odaklanmakta zorlanma, detayları gözden kaçırma, başladığı işi bitirememe, eşyalarını sıkça kaybetme ve dinlemiyormuş gibi görünme.
  • Zaman Algısı ve Zamanlama Güçlükleri: Zamanın nasıl geçtiğini fark edememe, verilen süreye uymakta zorlanma, ödevleri/görevleri sürekli erteleme ve zamanı planlamakta aşırı güçlük çekme.
  • Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite): Oturması gereken durumlarda sabit duramama, sürekli hareket etme ihtiyacı, aşırı konuşma ve huzursuzluk.
  • Dürtüsellik (İmpulsivite): Sırasını beklemekte güçlük çekme, sorulan sorulara çok çabuk yanıt verme gibi özellikler çocukta dürtüsellik sorunu olduğunu düşündürür.

Çocuk psikoloğu, DEHB sürecinde çocuğun yanı sıra ebeveynlere de rehberlik sağlar. Evde veya okulda yapılabilecek düzenlemelerle ilgili düşünülür.

Moxo Dikkat Performans Testi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısına yardımcı olan bir değerlendirme testidir. Kişinin kendisine özgü DEHB profilini belirlemeyi sağlar. Bu sayede, kişinin günlük yaşamında yapabileceği düzenlemeler ile terapi sürecindeki hedefler konusunda önemli ipuçları sunar. 6 yaş ve üzeri için uygulanabilir. Yukarıda sırlanan 4 parametre içerisinde çocuğun hangi alanda güçlük yaşadığını anlamamızı sağlar. Test içerisinde görsel ve işitsel çeldiriciler vardır. Bu çeldiriciler karşısında çocuğun dikkat özelliklerini ölçer ve bilgi sağlar.

Test sonucunda işitsel çeldiricilerin dikkat performansını olumsuz etkilediği bilgisi öğrenildiyse bazı yorumlarda bulunabiliriz. Örneğin televizyonun sesi açıkken ders çalışmaması tavsiye edilir. Ya da görsel çeldiricilerin dürtüsellik performansını olumsuz etkilediği bilgisine ulaştıysak cam kenarında oturmaması (birileri camın önünden geçerse dikkati dağılabilir) tavsiye edilebilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) tedavisinde Attentioner programı gibi bazı uygulamalar yapılabilmektedir. Seanslarda dikkat egzersizleri yapılır. Ailelere evde yapabilecekleri bazı egzersizler öğretilebilir. Örneğin; çocuktan ev içinde sakladığınız bir eşyayı bulmasını isteyebilirsiniz, böylece çocuk saklanan eşyayı bulabilmek için etrafındaki nesnelere karşı daha dikkatli bakacaktır. Veya şişirdiğiniz balonu çocuğunu avucunun içine koyarak onu düşürmeden yürümeye çalışması veya başına bir kitap koyarak düşürmeden dolaşmaya çalışması sağlanabilir.

Bir başka benzer çalışmada tepsinin içine koyduğunuz suyu dökmeden getirmeye çalışmasıdır. Bir başka örnek olarak çocuk ile hatırlama oyunu oynayabilirsiniz, örneğin çocuğa incelemesi için birkaç dakikalığına bir resim gösterirsiniz ve daha sonra resmi kapatarak ona resim hakkında sorular sormaya başlayabilirsiniz; saçları ne renk, üzerinde ne vardı gibi…

Çocuk terapisinde, psikopatolojinin belirtilerini ortadan kaldırmak istenir. Çocuğun bireysel gelişimini sağlamak, ilişkilerini güçlendirmek, başkalarından yardım alabilme yeteneğini geliştirmek, travmaların yarattığı bulguların yetişkinliğe taşınmasını önlemek hedeflenir. Bunu yapabilmek için öncelikle çocuğun yaşadığı problem tanımlanır. Bir problemin ne olduğu anlaşılmadan, çözümünü bulmak zor olacaktır. Çocuk terapisinde sık karşılaşılan konulardan bazıları şunlardır:

Çocuklarda Dürtüsellik: Çocuklarda görülen dürtüsellik davranışsal, duygusal, sosyal, bilişsel ve fiziksel olarak 5 alanda değerlendirilir. Davranışsal olarak aşırı hareketlilik en belirgin özelliktir. Yerinde duramaz, sürekli konuşur, eşyalarını sık sık kaybederler. Sosyal olarak arkadaş edinmekte ve oyun oynamakta güçlük yaşarlar. Yönergelere uymakta zorluk yaşadıkları için sosyal açıdan uyumsuzdurlar. Bilişsel olarak zekaları normal olmasına rağmen okul performansları düşüktür. Çünkü dikkat dağınıklığı çocukta öğrenme güçlüğüne yol açar. Duygusal açıdan ruh halleri değişkendir. Depresif olabilir, çabuk heyecanlanıp çabuk sıkılabilirler. Fiziksel bakımdan kemik gelişiminde gerilik, idrar kaçırma, alerji görülebilir. %60 ihtimalle büyüdükçe belirtiler devam eder. Dolayısıyla bir uzmandan bu konuda destek almak önemlidir.

Çocuklarda Kaygı ve Korkular: Çocukluk döneminde özgül fobiler, ayrılma kaygısı bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, seçici konuşmama (selektif mutizm), panik bozukluk, agorafobi gibi kaygı problemleri görülebilir. Korkular ise okul korkusu, hayvan korkusu, tek başına yatamama, yabancı korkusu vb. olarak yaşanabilir. Korku, çocuğun normal şekilde yaşamasına izin vermeyecek kadar arttığında, kişiyi koruyucu fonksiyonun kaybeder. Bir şekilde paniğe, fobiye dönüşür. Böylece, çocuğun gelişimi yavaşlar, zayıf düşer, çaresizlik ve teslimiyet duyguları yaşar. Çocukların korku hissetmemelerini sağlamak, en az korkutarak baskı altında tutmak ve söz dinlemesini sağlamaya çalışmak kadar zararlıdır. Çünkü, çocuğun yeterlilik duygusu hissetmesini engeller. Korkularıyla başa çıkma becerisini kazanmak, çocukların özgüvenlerinin ve kişiliklerinin gelişmesi açısından çok önemlidir. Bu aşamada, çocuklar anne ve babalarının desteğine ihtiyaç duyarlar. Aileler çocuklarını başka konularda korkutmaktan uzak durmalılar. Kimi zaman doktorla, kimi zaman polisle, hatta öğretmenle bile farkında olmadan çocuklar korkutulabiliyor. Bu yüzden çocuklar okuldan, doktorlardan, yabancı insanlardan korkuyorlar. Terapi sürecinde kaygılanılan veya korkulan durumla çalışırken aşamalı maruz bırakma tekniğiyle en az korkulan veya kaygılanan durumdan başlayarak egzersizler yapılır.

Çocuklarda Öfke ve Davranış Problemleri: Çocuğun hissettiği öfke duygusu vurma, kırma, ağlama krizleri, kurallara karşı çıkma gibi tepkilere yol açıyorsa bir davranış problemi olduğundan söz edebiliriz. Genellikle yapmak istediğini yaptıramama, kendini ifade edememe ve dikkat çekmek için kullandıkları bir yöntemdir. Terapi sürecinde çocukların öfkelerini harekete geçiren ipuçlarını tanımalarına yardım edilir. İlgilerinin öfkelenilecek durumdan başka bir yöne kaydırılması öğretilir. Hayal oyunuyla öfkelenilen durum imgelenir ve uygun başa çıkma yolları üzerine egzersizler yapılır.

Çocuklarda Okul ve Uyum Sorunları: Okul korkusu, arkadaş edinmekte ve sürdürmekte güçlük çekme, ders başarısında düşüş, kuralara uymama gibi durumlar çocuklarda okul ve uyum sorunları olduğunu gösterebilir. Sabahları okula gitmek istememe, karın veya baş ağrısı gibi şikayetler ve ebeveynden ayrılmakta zorlanma bu sorunlardan bazılarıdır. Çocuk okula yeni başlayacaksa, okula hazır olup olmadığına dair test yapılabilir. Her çocuk için okula uyum sorunu yaşamanın nedenleri farklı olabilir. Öğretmenden korkmak, başarı endişesi, içe kapanıklık vb. birçok nedene bağlı olabilir. Bu nedenleri fark etmek ve çözüm yolları geliştirmek hedeflenir.

Çocuklarda Akran Zorbalığı: Akran zorbalığı; birbirini tanıyan iki kişi arasında sürekli olarak meydana gelen, kasıtlı ve tekrarlayan olumsuz davranışları içerir. Din, ırk, cinsiyet gibi gerekçelerle, daha güçlü olan çocuğun daha güçsüz olana fiziksel, sözel, cinsel ya da duygusal açıdan zarar vermesiyle ortaya çıkar. Terapide sürecinde öncelikle çocuğun zorbalıkla nasıl baş edeceği üzerine çocuğa bazı yollar sunulur. Ancak akran zorbalığıyla çalışırken, ailenin ve öğretmenlerin de dahil olduğu bir ekip çalışmasıyla ilerlemek çok önemlidir. Bu konuda nasıl ilerlenebileceğine dair aileye psikoeğitim verilir. Zorbalık konusuyla baş edildikten sonra çocuğun ihtiyacına göre sosyal becerilerini pekiştirecek egzersizler yapılır. Zorbalığın bıraktığı etkilerden biri içe kapanıklık olabilir.

Çocuklarda Özgüven Problemleri: Kendine güvensizlik, hata yapma korkusu, yeni sorumluluk almaktan kaçınma ve sosyal ortamlarda çekingenlik şeklinde görülebilir. Terapi sürecinde öncelikle özgüven probleminin kökenine dair bir çalışma yürütülür. Örneğin evde şiddet gören bir çocuğun özgüven problemi yaşaması çok da şaşırtıcı olmayacaktır. Bu somut problemi çözmeden seans içerisinde yapılan egzersizler yetersiz kalabilir. Dolayısıyla öncelikle nedeni anlar ve ona göre bir program oluştururuz. Sonrasında terapi süresince çocuğun güçlü yönlerini öne çıkarma, benlik saygısını artıracak ve kendini rahatça ifade etmesini sağlayacak egzersizler planlanır.

Çocuklarda Ekran ve Oyun Problemleri: Aşırı ekran kullanımı, oyun başından kalkmakta zorlanma, ekran kısıtlandığında öfke krizleri yaşama ve günlük sorumlulukları aksatma şeklinde görülebilir. Terapi sürecinde çocuğun ekranla olan ilişkisi düzenlenir; alternatif ilgi alanları ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesine, öz denetim becerisini kazanmasına yönelik egzersizler yapılır.

Çocuk Terapisi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Çocuklar yetişkinler gibi yaşadıkları problemlerin nedeni hakkında düşünmezler. Genelde sorunların çözümünü deneme yanılma yoluyla bulurlar. Çocuklarla terapi yapmanın zorlukları vardır. Çünkü çocuklar kendilerini oyun veya sözel olmayan yollarla ifade ederler. Bu nedenle diğer terapi teknikleri ile beslenmesi gerekmektedir. Tam da bu nedenle çocuk terapilerinde sadece dil becerilerine dayanan yöntemler kullanılmaz. Oyun terapileri bu noktada çok önemlidir.

Çocuk terapilerinde hem çocuğun ihtiyaçları hem de ebeveynlerin beklentileri üzerine düşünülür. Örneğin ebeveynler çocuklarıyla aralarında iyi bir ilişki olsun isterler. Çocuklar, yetişkinleri memnun etmeyi, onlar tarafından kabul görmeyi arzu eder. Yeni şeyler öğrenmek, düşünce ve tercihlerini söylemek isterler. Burada çocuk psikoloğu, çocuklar ve onlara bakım veren ebeveynler arasında köprü oluşturmak için çocuğun tercümanı olmayı hedefler.

İlk Çocuk Psikoloğu Görüşmesi Nasıl İlerler?

Genellikle ilk randevuya aile, çocuk olmadan gelir. Bu seansta aileden detaylı bilgi alınır. Aileye çocuklara ne söyleyerek terapiye getirecekleriyle ilgili psikoeğitim verilir. Çocukların tanınması gereken yönleri şunlardır:

  • Gelişimsel özellikler
  • Beden gelişimi ile ilgili bilgiler
  • Ailesi, yakın çevresi ve yaşadığı çevre ile ilgili bilgiler
  • Kimlik bilgileri
  • Sağlık durumu ile ilgili bilgiler
  • İlgi ve yetenekleri ile ilgili bilgiler
  • Kişilik özellikleri ve geçmiş yaşantıları ile ilgili bilgiler
  • Bilgi ve beceri, başarı ve uyumu ile ilgili bilgiler

Çocukla karşılaşılan ilk randevuda çocuk karşılanır ve psikologla tanışır. Psikolog, kendini çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun bir dille tanıtır ve ne iş yaptığını açıklar. Terapi odasındaki süreç hakkında bilgilendirmede bulunur. Ayrıca gizlilik ilkesinden, burada konuşulanların ve oynanan oyunların gizli kalacağından çocuğun anlayabileceği şekilde bahseder.

Ankara’da Çocuk Psikoloğu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ankara’da çocuk psikoloğu seçerken uzmanın Psikoloji lisans diplomasına sahip olmasına ve uzmanlığını Klinik Psikoloji veya Gelişim Psikolojisi alanında tamamlamış olmasına dikkat edilebilir. Ayrıca, çocuk psikoloğunun çalıştığı ekollere ve uyguladığı değerlendirme araçlarına ilişkin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamış olması önemlidir.

Ankara Çocuk Psikoloğu Randevusu

Ankara’da bir çocuk psikoloğundan randevu almak için görüşülmesi planlanan uzmanın iletişim ve adres bilgilerine web sitesi veya sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmak mümkündür. Uzmanla doğrudan iletişime geçilerek randevu oluşturulabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ankara çocuk psikoloğu hangi yaş gruplarıyla çalışır?

Ankara’da çocuk psikologları, 2-12 yaş arasındaki çocuklarla çocuk terapisi yapmaktadır.

Çocuk psikoloğuna gitmek için bir sorun veya tanı olması gerekir mi?

Hayır, çocuk psikoloğuna gitmek için mutlaka bir sorun veya tanı gerekli değildir.  Yalnızca danışmanlık almak amacıyla da bir çocuk psikoloğuyla görüşülebilir.

Bunun yanı sıra; çocuğun dikkat özelliklerini belirlemek, zeka performansını değerlendirmek (WISC-4 gibi zeka testleri ile) ya da okula hazır olup olmadığını ölçmek amacıyla (Metropolitan Okul Olgunluğu Testi gibi) projektif ve gelişimsel değerlendirme testleri uygulanabilir.

Ayrıca boşanma sürecini çocukla paylaşmak veya başka bir şehre taşınma gibi hassas dönemlerde de süreç yönetimi için çocuk psikoloğuna başvurulabilir.

Son olarak; belirgin bir problem olmasa bile çocuğun özgüvenini desteklemek, sosyal becerilerini geliştirmek gibi gelişime açık alanlarda psikolojik destek alınabilir.

Çocuk psikoloğu görüşmeleri ve çocuk terapisi ne kadar sürer?

Oyun terapisi veya çocukla birebir yürütülen görüşmeler 45 dk sürer.

Seansların ne kadar süreceği önceden belirlenemez; çocuğun ihtiyacına, başvuru nedenine, problemlerin ne kadar süredir devam ettiğine, çocuğun sosyal destek kaynaklarına, ailenin iş birliğine ve daha birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir.

Çocuk psikoloğu görüşmelerine anne ve baba katılır mı?

Evet, ebeveynler terapi sürecine dahil olur; ancak bu, ebeveynlerin çocukla birlikte oyun terapisine katılacağı anlamına gelmez. Belirli aralıklarla çocuk olmadan aile ile özel seanslar planlanır ve bu görüşmelerde aileye psikoeğitim verilir.

Terapist; aile ve çocuk arasında bir köprü oluştururken adeta çocuğun tercümanı olur. Buradaki temel amaç, çocuğun problemli davranışları neden sergilediğini doğru anlamaktır. Ardından bu durum, mümkün olan en uygun yöntemle aileye aktarılır.

Aileyle çalışmanın en önemli nedenlerinden biri de ebeveynlerden detaylı bilgi alabilmektir. Bu bilgiler, çocuğun hem genel gelişimsel geçmişi hem de yaşamakta olduğu mevcut problemlerle doğrudan ilişkilidir.

Çocuklar için online terapi uygun mudur?

Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar için online terapiler uygun değildir. Çünkü bu yaş grubunda terapi esas olarak oyun terapisiyle yürütülür ve online ortamda oyun terapisi yapmak mümkün değildir.

Buna karşın, okul çağı ve ergenlik dönemi için online terapiler faydalı olabilmektedir.

Son Yazılar.

  • online terapi
    29 Haziran 2026Blog6 min

    Online terapi, psikoterapi sürecinin internet aracılığıyla dijital platformlara taşınmış halidir. Terapist ve danışanın aynı fiziksel ortamda bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırarak; görüntülü ve sesli aramalar yoluyla profesyonel psikolojik destek olanağı sağlar.

  • cocuk terapi
    22 Haziran 2026Blog6 min

    Doğrudan sonuca ve eyleme odaklanan Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi'de, çocuk psikologları için klinik tanı koymaktan ziyade, çocukla birlikte ulaşılabilir hedefler belirlemek çok daha büyük bir önem taşır.

  • ankara psikolog
    1 Şubat 2025Blog11 min

    Ankara’da klinik psikolog ile yapılan görüşmeler genellikle haftada bir veya iki kez olacak şekilde planlanır. Tedavi süreci, danışanın ihtiyaçlarına ve belirlenen terapi planına göre şekillenir. Görüşmeler devam ettikçe, danışanın belirtilerinde iyileşme sağlanması hedeflenir.